içinde ,

Sinestezili İnsanlar Hakkında Bilgiler

Herkesin duyuları aynı olmaz. Nörolojik rahatsızlığı olanlar renkleri duyabilir, sesleri hissedebilir ve hatta zamanı boşlukta farklı noktalar olarak görebilirler. Bernadette Sheridan adınızı duyduğunda, hecelemeyi geleneksel anlamda düşünmüyor. Zihni, ismi oluşturmak için hangi harfin birbiri ardına devam ettiğini bulmaya çalışmıyor. Bunun yerine ismi, kendi “renk alfabesini” kullanarak farklı renklerle duyuyor.

49 yaşındaki Sheridan bir sinestezik. Ya da başka bir deyişle, sinestezi olarak bilinen nörolojik bulgusu olan biri. Sheridan’ın anımsayabildiği kadarıyla, harfler ve sayılar sadece şekiller ve sembollerden ibaret değildi. Harfler ve sayılar zihninde renkle bütünleşmişlerdi. A kırmızı, B mavi, C limon yeşili gibi. Örneğin, Sheridan’ın en sevdiği isim olan “Emily”, beş parlak ve neşeli renklerle yazılıyor. Sarı, lacivert, beyaz, deniz salyangozu ve açık sarı.

Sheridan “Harfleri tam anlamıyla renkli görmüyorum. Harfleri hangi renkte olursa olsun görüyorum ama kafamın arkasında benim belirlediğim renkte parlıyor,” diyor. “Sanki kafamın arkasına renkli çubuklardan bir perde çekilmiş gibi.”

Hatta haftanın günlerini ve ayları da renkli görüyor. Pazar koyu mavi, Pazartesi kırmızı-turuncu, Salı gri-mavi ve Çarşamba sarıdır. Ocak açık mavi, Şubat açık pembe, Mart sarı-yeşil ve Nisan ahududu rengindedir.

Sinestezi Nedir?

Sheridan, New York Daily News’te sanat yönetmeni olarak çalışırken ilk olarak 2002’de bu eşsiz duyusal deneyiminin olduğunu öğrendi. O zamanlar, diğer insanların kelimeleri kendisiyle aynı şekilde deneyimlemediği gerçeğinden habersizdi. Çıkarılan her dergide siyah beyaz sayfaların manşetleri üzerinde çalışırken, editörüyle kelimelerin doğru renk olmadığı konusunda tartışırdı.

Sheridan, ” Öldürmek gibi bir kelime daha açık ve daha parlak” diyor. “İçinde I, L ve E gibi açık renk olan harfler var. Ama öldürmek kelimesi koyu renk ve önceden sezilebilir.  Maktul gibi bir kelimenin ortasında bıçakta olduğu gibi kırmızı bir A vardır. Kelimeleri, ben nasıl göründüklerini düşündüysem o şekilde öneride bulunmuştum.  Elbette (editörüm) anlamamıştı ve ben de anlamadığını anlamamıştım.”

Sonra bir gün Sheridan’ın editörü sinestezi hakkında bir makale verdi. Bu, çok sayıda kombinasyonda ortaya çıkabilen bir tür duyusal karmaşıklıktır. Fakat durumun bilinen en az 10 farklı şekli vardır.

Bazı sinestezikler renkleri duyabilir, sesleri hissedebilir ve zamanı boşlukta farklı noktalar olarak görebilir. En yaygın tip olan grafem renk sinestezisine sahip kişiler, harfleri renk olarak görürler. Sheridan “Aman tanrım, bunun bir adı var!” diye düşünmüştü. “Bu sanki dünyanızın değiştiği gün gibi. … Bana bakmaya ve öğrenmeye başlamam için bir şey vermişti. ”

Duyular Arası Çapraz İletişim

Genel popülasyonun yaklaşık olarak yüzde 4’ü bir tür sinesteziye sahiptir. Fakat insanlar sahip oldukları bu durumu fark etmedikleri için bilim insanları sinesteziye sahip olan gerçek kişi sayısının daha fazla olduğunu düşünüyorlar.

Belirli sinestezi işleyişi hala tam olarak bilinmemekle birlikte, geçerli olan hipotez bazı kişilerin, beynin belli işlevlerini yöneten komşu bölgelerin arasında artan çapraz iletişime sahip olmasını sağlayan genetik bir bileşen olduğuyla alakalıdır.

Stanford Üniversitesi’nde nörobilimci ve sinestezi alanında önde gelen araştırmacı David Eagleman “Geçişli sınırları olan iki ülkenin konuşması gibi.” diyor.  “Örneğin, beynin harflerle ilgili alanları ve renklerle ilgili alanlar birbirine yakın bir şekilde duruyor. Bu nedenle, her ne sebeple olursa olsun, aralarında daha fazla ilişki olduğunu düşünüyorlar.”

Eagleman 2005 yılında, insanların sinesteziye sahip olup olmadıklarını ve hangi formda olduklarını değerlendirmelerine yardımcı olmak için çevrimiçi bir test olan Synesthesia Battery’i başlattı. Site, sonunda sinestezikleri değerlendirmek için altın standart haline geldi. Ve titiz bir şekilde doğrulanmış 40.000’den fazla sinestezi bulgularından veri topladı.

Eagleman, sinesteziklerle ilgili geniş bir genetik çalışma yürütmek için Avrupa’daki meslektaşlarıyla işbirliği içinde çalışmaktadır.

İnsanlardaki 16. kromozomun belirli bir bölgesinde bir sıcak nokta keşfettiler. Ancak bunun arkasındaki anlamı henüz belirleyemediler. Eagleman, bunun çözülmesi zor bir varyasyon olacağından ve yine de ciddi sonuçları olacağından şüphelendiğini söylüyor.

“Nöroseptördeki bir onaylamanın değişmesi ve farklılaşması, bazı şeyleri %1 kadar değiştirir.” diyor.  “Bilincimiz çok kırılgan ve yapmanız gereken tek şey ağı biraz değiştirmek ve farklı bir deneyim elde etmektir. Sanırım sinestezi şudur:  Bir şeyleri ufacık, küçük bir genetik bileşeni ince bir ayar ile değiştirirsiniz ve birdenbire harflerinizin renkleri olur. ”

Gerçek sinestezikler doğal olarak bu benzersiz özelliğe sahip olsalar da, bilim insanları dış uyaranlarla bir dereceye kadar şartlanma olduğuna inanıyorlar.

Sinestezik çocuklar; alfabe, sayılar, haftanın günlerini ezberlemeyi öğrenirken, bunları  renklerle ilişkilendirirler.

Eagleman “Bununla ilgili bir genetiğe sahipseniz ve bu gelişigüzel sıralamaları öğrenmeye çalışıyorsanız, beyninize ulaştığında ‘Bu mantıklı değil’ der,” şeklinde açıklıyor. “Beyin renk gibi şeyleri farklı bir özelliğe bağlar, böylece hatırlaması daha kolay hale gelir.”

Renkleri Görmek

Sheridan gibi grafem renkli sinesteziklerin hepsinin kendine özgü renk alfabesi vardır. Ancak bazı ortak noktaları mevcuttur. PLOS One‘da 2015’te yayımlanan bir çalışmaya göre, Eagleman ve çalışma grubu, Fisher-Price‘ın parlak renkli harf magnetlerinden etkilenip etkilenmediklerini görmek için İngilizce konuşulan 6,588 renkli grafem sinesteziğinin verilerilerini inceledi. 1971’den 1990’a kadar oluşturulan setler, kırmızı A’yı, turuncu B’yi, sarı C’yi ve açık yeşil D’yi içeriyordu.

Araştırmalarında bir model ortaya çıktı. Çalışmada, toplam katılımcıların % 6’sının oyuncak setiyle eşleşen renkli harf ilişkilerine sahip olduğu bulundu.  Bu popülasyon içinde, oyuncağın popülerliğinin doruk noktası olan 1975 ile 1980 yılları arasında doğanların %15’i, oyuncakla uyumlu renkler bildirdi. Bunun aksine, oyuncağın üretilmesinden beş veya daha fazla yıl önce doğan hiç kimse oyuncakların renkleriyle eşleşmedi. Araştırmacılar, çocukluk döneminde alfabe setine maruz kalan grafem renkli sinesteziklerin oyuncaklarla benzer renkleri görme olasılığının daha yüksek olduğunu keşfettiler.

Eagleman “Bunun bize öğrettiği, belirli şeyleri damgalayabileceğinizdir,” diyor. “Çoğu sinesteziğin rastgele bir alfabeye sahip gibi görünmesinin nedeni, üzerine yazdıkları şeyin oldukça rastgele olmasıdır.”

Araştırmacılar, sinestezinin sinir yollarını daha iyi anlamak ve olguyu incelemek için gelişmiş nörogörüntüleme tekniğini kullanıyorlar.

Bazı çalışmalar, sinesteziklerdeki yapısal bağlantıyı incelemek için MRI’lar kullandıklarında, beynin renk işlemeye bağlı belirli bölgelerinde gri madde hacminin arttığını bildirmiştir. Ancak bu araştırmacılar, bir de yumurta mı tavuk mu bilmecesi ile karşılaştılar. Sinestezikler ekstra gri maddeyle mi doğdular? Yoksa beynin o bölümünü sinestezik olmayanlardan daha fazla kullandıkları için mi geliştirdiler?

Diğer çalışmalarda, nöral aktiviteyi belirli işlevlere kadar izlemek için tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve fMRI taramaları gibi fonksiyonel nörogörüntüleme teknikleri kullanıldı. Ana ilgi alanı, grafem-renk sinesteziklerinde daha aktif olduğu görülen görsel kortekse ait olan hV4 bölgesidir. Yine de bulguların kesinliği yoktu.

Randall Wright, “Beynin gerçek zamanlı olarak daha iyi görüntüleyebildikçe, yolları çizmeye başlayabileceğimizi düşünüyorum.” diyor. “Kişinin ne yaptığına bağlı olarak yolların ne zaman işin içine girdiğini tahmin edebiliriz.”

Kesin verilerin yetersizliği, insan beyninin hala bilimin en büyük gizemlerinden biri olmasından dolayı kaynaklanmaktadır. 86 milyar nöron ve 100 trilyon sinaps ile, beynin karmaşıklıklarını anlamada sadece bir buzdağının ucunu gördük.

Wright, “Farklı düzeylerdeki insan beyni hakkında bilmediğimiz çok fazla şey var,” diyor. “Sinestezikleri daha fazla incelemek, beynin gerçekten nasıl çalıştığına dair bize daha fazla fikir verir.”

‘İsmin Ne Renk?’

Sheridan, Ocak 2020’de “İsmin ne renk?” adlı insanların adlarını, onları nasıl gördüğüne bağlı olarak renk blokları olarak görselleştiren bir çevrimiçi sinestezi projesi başlattı. Bunu, duyusal deneyimini halkla paylaşmanın bir yolu olarak yarattı.

Sheridan “Sinestezisi olmayan insanların ona gelip eğlenmesini istiyorum. Bu benim için diğer insanların birbirlerini anlamanın yeni bir yolu.” diye açıklıyor.

Web sitesi, grafem renk sinestezisi konusunda farkındalık yaratmaya yardımcı olmuştu. Ve artık daha fazla insanın kendi renk alfabesini keşfedeceğini umuyor.

“Bu sadece kendin hakkında bildiğin bir şey ama kimse sana sormuyor,” diyor. “Sinestezi olduğunu bilmeyen birçok insan için, bunu anlamanın yolu bu. Kılavuzluk edecek bu soruyu arkadaşlarınıza sorun. Onlara “B ne renk?” diye sorabilirsiniz. Eğer mavi derlerse, sinestezileri var demektir.

Büşra Ekiz