in ,

Aşölyen Alet Kültürü

Bu aletler, Oldowan taş kültürü ne ait çok amaçlı aletlere göre ustalıkla yapılmıştır. Homo Erectus tarafından yapılmışlardır. Bu alet kültürü el baltasıyla gözyaşı damlası şeklini almış olan bir tiptir. Kesiciler kullanılıyor olsa da yeni ve özel olarak yapılmış olan aletler kadar yaygın kullanılmazlardı. El baltaları ve satırlar üretildi. Pula sahip olan aletlerin pulları kayanın tüm yüzeyinden kaldırıldı. Farklı olan geniş pul yüzeyleri de Oldowan aletlerinden kaldırıldı, Acheulian aletlerini yapanlar, üretim bittikten sonra alet üzerinde daha fazla hakimiyet kurmak için daha küçük pulları da aletlerin üzerinde kullanmadılar. Anahtar denilebilecek yenilikler; taşın simetrik bir şekilde (çift taraflı) kesici kenarı oluşturabilmek için iki tarafının da yontulmuş olması, bir taşın tüm alanının fark edilebilir bir şekilde ve tekrar edilen modellerle şekillendirilmiş olması, kullanılan değişik aletler için alet formlarında değişimin yaratılmış olması.

Acheulian Alet Kültürü

Üretim, bir taşın göbekten vurularak yapılan pul formlarından çıkmış ve daha büyük taşların üzerinde dikkatlice konumlandırılmış ve tekrar eden pullara kadar ulaşarak değişim göstermiştir. En yaygın kullanılan alet materyalleri kuvars, camsı lava, çört ve çakmaktaşıdır. Aşölyen aletlerini yapmak güce ve yeteneğe ihtiyaç duyar. Büyük kırıklar ilk önce büyük kayalara vurulan darbelerden oluşur. Bu ağır kesici aletler çift taraflı şekillenir, daha sonra kenarları kendine özgü şekil değişimiyle inceltilir. (kemik ya da boynuz kullanılır) Paleoantropologlar tarafından baltalar, kazıklar ve yassı kenarlı yarıcılar olarak adlandırılırlar.

Yaklaşık olarak 1 milyon yıl önce simetrik, gözyaşı damlası ya da mızrak şeklinde şekillendirilmiş bıçaklar (el baltası deniyor) Aşölyen katmanlarında görülmeye başlandı. Bu el baltalarının çoğunluğu genişti ve belki de seremoniye sahipti ya da maddi amaçlı bir işleve sahipti. Belki de hayvanların uzuvlarını parçalamak gibi ağır işlerde kullanılmıştı veyahut ateş yakıtı için ağaç ya da dalları öğütme amacıyla kullanılmış olabilirdi de. Boyutları hem daha çok karmaşık bir teknolojiye sahip olduklarını hem de daha fazla birbirine bağlı grup yapıları olduğunu gösterir.

500,000 yıl önce ile Aşölyen metotları Avrupa’da yayıldı. İlk olarak 200,000 yıl önceye kadar varlıklarını devam ettiren Homo heidelbergensis ile bağlantı kuruldu. Endüstri, ne kadar hızlı yayılabiliyorsa o kadar hızla Yakın Doğu’ya ve Hindistan’a yayıldı ancak Homo Erectus’un bulunduğu ve nesilleri tükenene kadar Oldowan aletlerini kullandıkları Asya’ya asla ulaşamadı.

Son olarak Acheulian aletleri dizayn konusunda belli bir düzene ulaştı ve üretimleri bir milyon yıldan fazla devam etti .Bu ustalığa dair olan yeteneğin ve coğrafi olarak dağınık insan kültürlerinde açıkça görülen sıkı iletişimin kültürleri kuşaktan kuşağa aktarabildiğinin kanıtıdır. [Bir önceki makalemiz: Oldowan Alet Kültürü]

Editör / Yazar: Meltem TERZİOĞLU

Kaynak: https://humanevolutionb36.weebly.com/cultural-evolution.html

Meltem TERZİOĞLU

Yazar Meltem TERZİOĞLU

Yazar ve aynı zamanda çevirmenlik yapan Meltem Terzioğlu İzmir ’de dünyaya geldi. 2010 yılında Ege Üniversitesi Klasik Arkeoloji bölümünü kazandı ve 2014 yılında Klaros Bilicilik Merkezi’nde arkeolog olarak gönüllü stajını tamamladı. 2015’te öğrenci değişim programı ile İtalya’da bulunan Bologna Üniversitesi’nde arkeoloji üzerine eğitim aldı. ‘’Helenistik Dönem Kadın Heykelleri’’ adlı tezini tamamlayarak 2016 yılında Ege Üniversite Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji bölümünden mezun oldu. Şuanda özel bir kurum olan yabancı dil eğitim merkezinde eğitim danışmanlığı yapmakla birlikte yazar ve çevirmenlik üzerine çalışmalarına devam etmektedir. Beraber çalıştığı yayıneviyle kitap projeleri üzerine çalışan Meltem Terzioğlu’nun ‘’Derin’’ adlı kitabı okur severler ile pek yakında buluşacaktır.

Makaleye Oy Ver!

0 points

One Ping

  1. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu dünyanın en tehlikeli deniz yolu mu?

Dünyadaki Yaşam Başka Bir Yıldız Sisteminden Gelmiş Olabilir mi?