in ,

Havaalanlarındaki X-Ray Cihazları Gerçekten de Tehlikeli Midir?

Granit mutfak tezgahları, muz ve havaalanlarının ortak noktası nedir? Hepsi sürekli olarak düşük seviyede radyasyon yayar. Ancak toksikologlara göre, insanlar ofislerine mutfak tadilatlarıyla ilgili endişeleriyle gelmiyor. Bunun yerine, bu kaynaklardan yalnızca birine aşırı derecede kaygı duyuyoruz: Havaalanlarındaki güvenlik tarayıcıları. Hastaların endişeleri genellikle sağlık hizmeti sunanların tıbbi X ışınları ile ilgili verdiği uyarılara dayanıyor. Gıda ve İlaç İdaresi, hastaları yalnızca çok gerekli olduğunda X-ışını görüntülenmesi gerektiğine karşı uyarır. İşte başka bir soru; havaalanlarındaki güvenlik tarayıcıları hakkında da endişelenmeli miyiz? Rutgers New Jersey Tıp Fakültesi’nde acil tıp profesörü ve başkanı Dr. Lewis Nelson‘’Neyse ki, sağlık bilincine sahip veuçağı sık kullanan gezginlerin endişelenmesine gerek yok’’ dedi.Radyasyon, farklı hareketli elektromanyetik enerji türleri için genel bir terimdir. Bunlar; iyonlaştırıcı radyasyon (X-ışını cihazlarının yaydığı) ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon (radyo ve manyetik dalgalar içeren).

İyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon arasındaki en önemli fark, ilettikleri enerji seviyesidir. İyonize radyasyon, elektronları atomlardan uzağa vurmak için serbest enerjiyi yaratacak kadar yeterli enerjiye sahiptir. Kimyasal olarak reaktif olan bu parçacıklar, DNA ‘ya zarar verebilir ve insanların kanser riskini arttırabilir. Ancak iyonlaştırıcı radyasyonun sadece yüksek dozlarda alındığında sağlığımız üzerinde gerçek bir etkisi bulunuyor. Nelson, havaalanlarındaki X-Raycihazlarında tarayıcıların yaklaşık yarısının iyonlaştırıcı radyasyon yaymasına rağmen, bu dozun bedenimize zarar verecek kadar yüksek olmadığını söyledi. (Tarayıcıların kabaca yarısı, iyonize edici olmayan bir radyasyon şekli olan milimetre dalgalarını kullanır.)

Live Science ‘a verdiği röportajda “O kadar küçük ki önemsiz” dedi. Hastalar aldıkları tıbbi X ışınlarının sayısı hakkında endişe duyma konusunda haklılar. Fakat havaalanlarındaki X-Ray cihazları bu cihazlarla mukayese edildiğinde, havaalanlarındaki cihazlar çok daha az miktarda radyasyon yaymaktadır. Örneğin bir göğüs röntgeni, hastaları bir havaalanı tarayıcısının radyasyonunun kabaca 1000 katına maruz bırakır. Sağlık Fiziği Derneği (HPS), havaalanı X-Ray cihazlarının tarama başına 0.1 mikrosievert radyasyon yaydığını tahmin ediyor. Karşılaştırmada, radyoloji dergisinde yayınlanan 2008 çalışmasına göre, tipik bir göğüs röntgeni 100 mikrosievert radyasyon yaymaktadır. Nelson, gezginlerin uçuşlarda çok daha fazla radyasyona maruz kaldığını söyledi ve ekledi ‘’Uçakta geçirilen her dakika, kabaca havaalanlarındaki X-Ray cihazlarından bir kere geçmekle aynı dozda radyasyona maruz kalmaya eşdeğer nitelikte (Yani uçaktaki her saat kabaca 60 kere X-ray cihazından geçmekle eşdeğer).

Nelson, “Taramada radyasyona maruz kalmaktan korkan insanların, uçağa binme konusunda herhangi bir endişesinin olmaması gerçektenironik,” dedi. NASA’dan alınan doz tahminlerine göre,bu tarayıcılar o kadar küçük miktarda radyasyon yayar ki, bir yıl boyunca her gün uçsak bile, yiyeceklerden emdiğimiz iyonize radyasyonun sadece bir kısmını alırız.NASA’ya göre yiyeceklerin çoğu, karbon-14 ve potasyum-40 radyoaktif moleküllerin küçük miktarlarını içerir. Aslında toprak, çimento kaldırımlar ve binalar, hatta soluduğumuz havanın tümü bile biraz radyoaktif.

Nelson, tüm bu radyasyona kıyasla, bir X-Ray tarayıcısının önemsiz miktarda radyasyon yaydığını söyledi. Bu, her gün başkalarıyla aynı miktarda arka plan ışınımı alan hamile kadınlar ve bebekler gibi radyasyona maruz kalmaya daha açık insanlar için bile geçerli. “Bizi zehirleyen şey dozun miktarıdır” diye ekledi Nelson, “Yüksek dozda alınan her şey zehirlidir. Sonuç olarak, yeterince düşük dozdaki her şey detoksik değildir.” Bu durumda, havaalanı X ışınları kesinlikle spektrumun toksik olmayan tarafına düşer.

Çeviri: Burak AKTEPE

Kaynak: https://www.livescience.com/65671-are-airport-xrays-harmful.html

Burak AKTEPE

Yazar Burak AKTEPE

1990 doğumlu ve KTÜ Makina Mühendisliği bölümü mezunuyum. Isı-Enerji - otomotiv gibi alanlarda akademik olarak kendimi geliştiriyorum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Makina Mühendisliği yüksek lisan öğrenimine devam etmekteyim. Teknoloji, alternatif enerji, modern fizik ve ki enerjisi ilgi alanlarımın başlıcalarıdır. Bilgi edinme ve araştırma bağımlısıyım. Özellikle de gizemini koruyan bilgilere...

Makaleye Oy Ver!

0 points
Upvote Downvote

One Ping

  1. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Aralıklı Oruç Diyetlerinden Herhangi Birini Denemeden Önce Bunu Okuyun

‘Tükenmişlik Sendromu’ İle İlgili Yeni Gelişmeler Yaşandı!