Matematikte İyi Olmak Sporda Harikalar Yaratmanıza Sebep Olabilir! Ünlü Tenisçi Emma Raducanu Bunu Kanıtladı

Son ABD Açık tenis turnuvasındaki zaferinin ardından Emma Raducanu, Çin medya kuruluşu CGTN ile yaptığı röportajda matematiğin okuldaki en sevdiği ders olduğunu açıkladı. Raducanu görüşmeciye kendisinin tam bir “sayı insanı” olduğunu ve problem çözmekten gerçekten keyif aldığını söyledi.

Kısa bir süre önce matematik ve ekonomi derslerini A seviyesinde tamamlayan profesyonel tenisçi, kendisine müthiş bir heyecan verdiği söylediği ve bu matematik bulmacaların üzerinde çalışmayı çok sevdiğini ifade etti.Raducanu’nun matematiğe olan bu tutkusu, tek kadınlarda İngiltere’nin son ABD Açık galibi Virginia Wade’in izinden gidiyor. Wade de tıpkı Raducanu gibi hevesli bir matematikçidir ve 1966’da Sussex Üniversitesi’nden matematik diploması almıştır. Bu ilginç rastlantı, matematik yeteneğinin -özellikle de teniste- seçkin sporcular için yararlı olup olmadığı hakkında soru işaretleri uyandırabilir.

Spor ve matematik çok farklı etkinliklerdir, ancak matematikte veya sporda başarılı olmak için gereken kafa yapısı, diğerinde de başarıya ulaşmanıza yardımcı olabilir.

Beceriler

Hem matematik hem de tenis ile ilişkilendirebileceğimiz teknik becerileri ele alalım. Teknik beceriler, belli bir alana özgü teknik, fiziksel veya bilgi uzmanlığı olarak tanımlanabilir. Bu durumda matematikçilerin (aynı zamanda fizikçilerin) açılar konusunda iyi olduklarını veya spin, yani kesme hareketinin bir tenis topunu nasıl etkileyebileceğini anlayabildiklerini düşünebiliriz.

Bu çoğunlukla da doğrudur, ancak rahat bir sınıf ya da ofis ortamında açıları veya tenis topunun farklı kort türlerinde nasıl dönebileceğini veya zıplayabileceğini hesaplamak, top saatte 150km’den fazla bir hızla kendilerine doğru fırlarken tenisçilerin topun açısı ve dönmesi hakkında vermeleri gereken saliselik kararlardan oldukça farklı bir durumdur.

Tenis oyunlarında elbette matematikçilerin ilginç bulacağı yönler vardır ve tenis oyuncularının da dönme ve sekmenin farklı koşullardan nasıl etkilenebileceğini anlamaları önemlidir. Ancak matematikçi ve tenisçinin burada işlerini yapma şekli çok farklıdır ve bu anlamda becerilerinin çok az ortak noktası varmış gibi görünmektedir.

Bunun yerine, matematik çalışmanın bize sağlayabileceği teknik olmayan beceriler hakkında düşünmeyi tercih edebiliriz. Teknik olmayan becerilerin tanımlanması daha zordur, ancak başarımıza katkıda bulunan yaratıcılık, iletişim, liderlik ve düşünce yapısı gibi kişilik özellikleriyle az çok ilişkilendirilebilir. Ayrıca bu beceriler, eğitimcilerin öğrencilerini mezuniyet sonrası iş piyasasına hazırlamaya çalışmalarının da etkisiyle, matematik ve birçok diğer alanın yükseköğretim müfredatının giderek daha da önemli olan bir parçasıdır.

Matematikçilerle profesyonel sporcuları -özellikle de tenisçileri- birbirine bağlayan iki teknik olmayan beceri özellikle öne çıkıyor:

Problem Çözme

Problem çözme, ister iş piyasasında ister eğitim literatüründe olsun, hemen hemen her teknik olmayan beceri listesinde bulunur ve matematik ile tenis arasındaki en bariz bağlantıdır. Matematik, esasen matematikçilerin çözmeye çalıştığı bir dizi problemden ibarettir ve bu, hayattaki problem çözme becerilerimize de yansır. Bu problem çözme becerisi, küçük yaşlarda basit aritmetik hesaplamalarla başlayıp en iyi modern matematikçilerin 1 milyon dolarlık ödülü kazanmak için çözmeye çalıştıkları Milenyum Ödül Problemlerine kadar gidebilir.

Teniste, problem çözme gerçekten popüler bir tabiridir ve son ABD Açık’taki bu örnekte olduğu gibi, oyuncularla karşı tarafın oyunlarını veya taktiklerini çözme çabalarının tartışıldığı sayısız röportaj vardır. Raducanu da röportajında bundan bahsediyor. Bu durum sadece tenisle de sınırlı değil, rugby ve dövüş sporlarından örnekler veren araştırmada gösterildiği gibi neredeyse tüm sporlar problem çözme yönü içerir.

Zorluklara Dayanmak ya da Dayanamamak!

İşte bütün mesele bu! Matematikte dayanıklılık, “öğrencilerin aksiliklere rağmen öğrenmeye devam etmelerini sağlayan” bir tutum olarak tanımlanmıştır. Matematiğin hemen her seviyesinde, ilk seferinde çözmekte zorlandığımız veya yanlış yaptığımız bir problemle eninde sonunda karşılaşırız. Dolayısıyla, azimle çalışmak, yeni yollar denemek ve hemen pes etmemek başarılı bir matematikçi olmak için esastır. Dayanıklılık konusu dünya çapında bir öneme sahip. Yalnızca 2021 yılında bu konuda yapılan birçok araştırma örneği arasından ikisi olan, Gallerli ve Endonezyalı lise öğrencileriyle yapılan çalışmalar, matematik öğrencilerinin dayanıklılık becerilerinin nasıl geliştirilebileceği konusunda daha geniş bilgi edinmeyi amaçlıyor. Olaya sportif bir bakış açısıyla bakacak olursak, dayanıklılık geliştirmek ve sporcular arasında dayanıklılığı neyin etkilediğini anlamak da önemli bir araştırma konusudur.

Bu anlamda Radacanu gerçekten çok başarılı. İlk Wimbledon turnuvasındaki erken çıkışının ardından ABD Açık’ı kazanmak ve ardından kendisine gelen eleştiriler, neredeyse hepimizin yeteneklerinin çok ötesinde bir dayanıklılık örneği gösterdi.

Ortak Beceriler

Önceki araştırmalarda, genç yaşlarda yapılan fiziksel aktivite ve matematikteki başarıların ilişkili olduğu öne sürülmüştü. Problem çözmenin ve dayanıklılığın hem yüksek seviye matematik hem de profesyonel spor için ne kadar hayati olduğuna dair yukarıda verilen kanıtlar, bu ilişkinin yaş ilerledikçe de belli bir dereceye kadar devam ettiğini göstermektedir.

Bu ortak beceriler Raducanu’ya her iki alanda da başarı getirdi. O sadece problem çözme yeteneğine ve zorlukların üstesinden gelme dayanıklılığına sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda bu becerileri inanılmaz derecede yüksek bir seviyeye taşımış bulunuyor. Raducanu, iyi bir matematikçi olmak için gereken malzemelere sahip olabilir (her ne kadar bunu henüz bilemeyecek olsak da), ama aynı zamanda bundan çok daha fazlasına sahip.

Fiziksel uygunluk, güçlü bir iş etiği ve rakibin hamlesine saniyeler içinde tepki verme yeteneği, onu sıradan bir matematikçiye göre tamamen farklı bir noktaya taşımış durumda. Onu harika bir tenisçi yapan şey sadece matematikteki başarısı olmadı elbette, ancak matematik yoluyla öğrendiği bazı becerilerin bu başarıya hatırı sayılır ölçüde yardımcı olduğu da bir gerçek.

Çeviren: Şeyma YANIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Atlantis’in Yeri En Sonunda Bulunmuş Olabilir!

Bilim Adamları,Beyinleri Olmadan Nasıl Çalıştıklarını Görmek İçin Denizanalarına Disko’Flaş Işık’ Yerleştirdi