fbpx
Bizi Takip Edin

Bilim

İnsan Genomu Projesinde Tarihi Gelişme

Yayınlandı

üzerinde

Dünyanın en büyük uluslararası biyolojik araştırması olan İnsan Genomu Projesi tarihi bir

gelişmenin arifesinde. Gen yazılımı değiştirilerek süper akıllı, süper yetenekli, süper güzel

insanın ortaya çıkarılabileceği bi proje üzerinde çalışılıyor.

Dünyanın farklı yerlerinden biliim adamlarının Mayıs ayında Harward Üniversitesi’nde

gerçekleştirdikleri “Sentetik İnsan Geni” konulu toplantının Science Dergisi’nde yayınlanan ilk

notlarına göre; DNA’yı oluşturan A,C,G,T (Adenin, Sitozin, Guanin, Timin) bazlarının

değiştirelerek yeni genler oluşturulabilmesi tartışılıyor. Bu projeye göre laboratuvar

ortamında üretilen 3 milyar harf daha DNA ya eklenebilir.

Bu “Sentetik İnsan” fikrine karşı çıkan kişilerin sayısı da oldukça fazla. Özellikle dini otoriteler

sıfırdan insan yaratma fikrine karşılar. Bazı kişiler de böyle bir gelişmenin daha önce nükleer

teknolojide olduğu gibi önüne geçilemeyecek sorunlar yaratabileceğini düşünmektedirler.

Bunların yanında bu yenilikler kansere çare olsa bile daha önce adı hastalıklar ortaya çıkabilir.

Süper insan yaratma düşüncesi insanlar arasında ayrımcılığa sebep olabilir. Maddi durumu

daha yüksek çevreler süper insanlara sahip olurken daha kötü durumdaki çevreler alt sınıf

insanlar olarak görülebilirler.

Projenin destekçilerinden Imperial Collage Profesörü Tom Ellis, Harvard Üniversitesi’ndeki

toplantının hemen hemen hespinde yasal ve etik koşulların tartışıldığını söyledi. Ayrıca bu

projenin hayata geçirilmesine 15 yıl gibi bir süre verip, başarılı olunması halinde uygulamaya

geçirilmesi için de 20 yıllık bir sürenin geçeceğini belirtti.

Reklam Alanı
1 Yorum

1 Yorum

  1. MEHMET EMİN ORPEN

    Eylül 8, 2016 at 4:15 pm

    SAYIN YAZAR ;
    GÜNÜMÜZDE YÖNETİCİLER (YANİ KÜRESEL PARA SAHİPLERİ ) İNSANLĞI İDARE ETME YÖNTEMLERİNİ UYGULARKEN ” İNSANSI” DİYE BİR İFADE KULLANMAKTALAR.GREENPEACE KURUCU VE YÖNETİCİSİ ŞAHIS BİLDİĞİM KADARIYLA ŞU SIRALARDA KENDİNE AİT BİR ADADA DÜNYA NÜFUSUNUN NASIL AZALTILABİLECEĞİ KONUSUNDA ZİHİNSEL ARAŞTIRMALAR YAPMAKTAYMIŞ.EMEK DEĞERLERİNİN SIFIRLANDIĞI BİR ÜTOPİK DÜNYAYI YÖNETMEK ARZUSUNDAKİ EFENDİLERİMİZ BU KONUDA ÇOKTAN KARAR VERMİŞLERDİR.SİZ CANINIZI SIKMAYINIZ.KOLAY GELSİN.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilim insanları, CRISPR ile DNA yerine RNA düzenleyebilecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

CRISPR hiç şüphesiz yaşam bilimlerindeki çalışmalara büyük bir ivme kazandıracağı aşikar. Bu teknoloji ile çok kısa sürede sonuçlar alınmasının yanında maliyeti bakımından diğer teknolojilere göre çok daha uygun. CRISPR teknolojisi son 10 yıldır en çok ilgi duyulan gen düzenleme teknolojisidir. Bilim insanları, gen düzenleme teknolojisi CRISPR ile Deoksiribo Nükleik Asit (DNA) yerine Ribo Nükleik Asidi (RNA) hedef alabilen bir enzimin moleküler yapısının haritasını çıkarmayı başardı.

Techcrunch’ın haberine göre, ABD’de Salk Enstitüsünde görevli uzmanlar, gen düzenleme teknolojisi CRISPR ile RNA’nın hedef alınabileceği Cas13d enziminin moleküler yapısını ayrıntılarıyla saptadı. Çalışmanın, gen düzenleme teknolojisinde hücre içindeki fonksiyonların daha kusursuz yönlendirilmesine olanak sağlayacağına inanılıyor. Araştırmanın ayrıntıları “Cell” dergisinde yayımlandı. Münferit hücre içindeki kusurların ortadan kaldırılması için Cas9 enzimiyle DNA’nın hedef alındığı gen düzenleme teknolojisinin, sanılandan daha büyük genetik yıkıma neden olabileceğinden endişe ediliyor.

Bilim adamları, RNA’yı hedef alan CRISPR-Cas13d enzimiyle hücrelerin işlettiği mekanizmaların düzenlenebileceğini, genin üzerinde kalıcı ve potansiyel tehlike oluşturan değişiklikler yapılmayacağına işaret etti. Araştırma ekibinden Hanna Gray Fellow, “DNA sabittir, sürekli değişen, DNA’dan kopyalanan RNA iletileridir. Doğrudan RNA’yı kontrol ederek bu iletileri düzenlemek, hücrenin kaderini etkilemek açısından önemli olası sonuçlar barındırıyor.” ifadesini kullandı.
Kaynak: https://www.genengnews.com/gen-news-highlights/detailed-structure-of-crispr-enzyme-for-rna-editing-technology-described/81256259

Devamını Oku

Bilim

Ahtapot ve İnsan Beyni Arasında Benzerlik Keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Johns Hopkins Üniversitesi’nden nörobiyolog Gül Dölen ve evrimsel biyolog Eric Edsinger, insanlar ve ahtapotlar arasında genetik bir benzerlik keşfetti. Araştırmada ahtapotlara, MDMA ve ecstasy adlı kimyasal ilaçlar verildi. Kimyasal ilacın etkisinde olan ahtapotlar, insanların MDMA ve ecstasy kullandıktan sonra verdikleri tepkinin aynısını verdi.

Laboratuvar sonuçlarında; ahtapot ile insan beyni arasındaki anatomik farklılıklara rağmen, serotonin taşıyıcı geninde moleküler benzerlikler olduğu tespit edildi. Ahtapotların ilaçlardan sonra mutluluk, depresyon ve üzüntü duygularında değişimler yaşadığı gözlemlendi.

Gül Dölen ”İnsanlar da MDMA ve ecstasy alındığında mutluluk, depresyon ve üzüntü duygularında değişimler yaşıyor. Ahtapotların ilaca verdiği tepkiler de aynen böyleydi. Bu sonuçlar sayesinde, psikiyatri ilaçları ve antidepresanların dozları daha verimli ayarlanabilecek.” dedi.(+Nörotransmitter: Nöronlar arasında veya bir nöron ile başka bir hücre arasında iletişimi sağlayan kimyasallara nörotransmitter denir.)
(+Serotonin: İnsanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür. Yapısal olarak monoamin grubuna girer ve triptofan aminoasitinden sentezlenir. )
Kaynak: https://www.sciencealert.com/california-two-spot-octopus-octopus-bimaculoides-prosocial-behaviour-mdma-ecstasy-serotonin?perpetual=yes&limitstart=1
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Bilim

Probiyotik Bakterilerinin Şok Edici Sırrı: Elektrik Üretiyorlar

Yayınlandı

üzerinde

Bugüne kadar, elektrik üreten bakterilerin çoğu garip ortamlardan gelmiştir.Ancak araştırmacılar hem mikrojen hem de probiyotik olmak üzere insan mikrobiyomunda 100’den fazla elektrik üreten değer bulmuşlardır. Bakterilerin elektrojenik yetenekleri, enfektivitede veya peynir ve yoğurdu nasıl fermente ettikleri açısından önemli olabilir.

Listeria bakterisi, hücre duvarları boyunca elektronları, her yerde bulunan flavin molekülleri (sarı noktalar) ile desteklenen küçük akıntılar olarak çevreye taşır. Mayınlar ve göllerin dibi gibi egzotik ortamlarda elektrik üreten bakteriler bulunurken, bilim adamları ev halkına daha yakın bir kaynağa yöneldiler: insan bağırsağı. Kaliforniya Üniversitesi’den bilim insanları, yaygın bir ishale neden olan bakteri Listeriamonocytogenes’in, bilinen elektrojenik bakterilerden tamamen farklı bir teknik kullanarak elektrik ürettiğini ve yüzlerce başka bakteri türünün de aynı süreci kullandığını keşfettiler.

Bu kıvılcım bakterilerinin çoğu, insan bağırsağı mikrobiyomunun bir parçasıdır ve birçoğu, gıda kaynaklı hastalık listeriyozuna neden olan ve aynı zamanda düşüklere de neden olabilen patojeniklerdir. Kangrene ( Clostridiumperfringens ) ve hastane kaynaklı enfeksiyonlara ( Enterococcusfaecalis ) ve bazı hastalıklara neden olan streptokok bakterileri oluşturan diğer bakteriler de elektrik üretmektedir.

Lactobacilli gibi diğer elektrojenik bakteriler, yoğurdun fermente edilmesinde önemlidir ve birçoğu probiyotiktir. Bu keşif bakterilerin bize nasıl bulaştığı konusunda çok şey söyleyebilir veya sağlıklı bir bağırsağa sahip olmamızı sağlayabilir. Aynı zamanda mikroplardan canlı piller oluşturmaya çalışanlar için oldukça sevindirici bir haber. Bu tür “yeşil” biyoenerjetik teknolojiler, örneğin atık arıtma tesislerinde bakterilerden elektrik üretebilir.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/09/180912133442.htm

Devamını Oku

Öne Çıkanlar