Bizi Takip Edin

Yaşam

Dünyada Üzerindeki En Garip 20 Yer

Yayınlandı

üzerinde

Gezegenimizin her yerini bildiğimizi düşünsek de hala bilmediğimiz gizemli birçok yeri mevcut. Gizemlerle dolu gezegenimizde tarihten bilime kadar açıklanması oldukça zor olan mekanlar bulunuyor. Bu yerler gizemli olmalarının yanı sıra garip ve hatta kimileri korkunç olarak nitelenebilir. Neredeyse bir Hollywood bilimkurgu filminden fırlamış mekanlara benziyor. Bu yazımızında gezegen üzerindeki en garip 20 yere bir göz atacağız.

Nazca Çizgileri

Ünlü nazca çizgilerinden bahsetmeden Dünya üzerindeki en garip yer listesi yapılamaz. Havadan görüntülenebilen esrarengiz figürler, garip şekiller, tuhaf semboller milyonlarca yıl önce Peru’da yaşamış eski bir uygarlık tarafından oluşturulmuş. Bu çizgilere dair uzaylı ziyaretinden tutuna da gizemli kamçılama biçimlerine kadar birçok teori ortaya atıldı.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer

Red Beach

Çin’in Panjin bölgesinde bulunan bu plaj, sonbaharda parlak kırmızıya dönen sueda isimli bir yosunla kaplı. Oldukça ilgi çekici bir görünüm oluşturmasıyla ünlüdür.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer2

Balina Kemik Yolu – Sibirya

Dünya üzerindeki en gizemli yerlerden birisi de Sibirya’da yer alan balina kemik yoludur. Alaska kıyısından yaklaşık olarak 150 kilometre uzakta bulunan balinalar, çene kemikleri ve omurların bulunduğu bu alan hakkında bilim insanlarının ortaya koyduğu fikir ise buranın 1400’lü yıllardan kalma bir ibadet yeri olduğu.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer3

Bermuda Şeytan Üçgeni

Bermuda şeytan üçgeni Dünya üzerinde yer alan en tuhaf yerler listesine mutlaka dahil edilmesi gereken bir konumda. Bu üçgen Atlantik Okyanusunda, 500 bin kilometrekarelik şaşırtıcı biçimde büyük ve bir o kadar garip bir yer. Burasıyla ilgili yazılan raporlara göre gemi ve uçakların kaybolmasına sebebiyet veren tanımlanamayan bir anomaliye ev sahipliği yapıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer4

Lake Hillier

Bu oldukça garip bir o kadarda güzel görünen göl Avusturalya’da bulunuyor. Gölün yüksek oranda tuz içerdiği ve tuzu seven bir yosun olan DunaliellaSalinas’ın burada bulunduğu ve pembe halobakterilere sahip olan bu yosun sayesinde yıl boyunca pembe renge sahip olduğu söyleniyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer5

Goblin Vadisi Eyaleti Parkı

ABD’de Utah bölgesinde yer alan bu son derece yumuşak kumtaşı görünümlü peyzaj neredeyse gerçeküstü bir profil sunuyor. Alan çöl alanının birkaç kilometre uzağında yer alıyor. Utah’taki çok popüler yürüyüş alanlarından bir tanesi.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer6

The Giant Causeway

Kuzey İrlanda’da bulunan bu gizemli manzara insan yapımı değil. Bilim insanlarına göre, yaklaşık 60 milyon yıl önce, erimiş bazaltın arkasında bir volkanik patlamadan dolayı oluştu. Katılaşan lavlar kaya üzerindeki bu şaşırtıcı çatlakları yarattı.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer7

Cehennem Kapısı

Türkmenistan’da bulunan Cehennem Kapısı, Derweze’de yanan doğal gaz alanı olarak biliniyor. Sovyetler tarafından yakılan bu doğalgaz alanı 40 yıldan beri yanmayı sürdürüyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer8

Çöldeki El

Bu gördüğünüz bir serap filan değil. Şili çölünün ortasında heykeltıraş MarioIrarrázaba bu çarpıcı, ama garip heykeli inşa etti. Heykeltıraş, yalnızlık ve insan acısını göstermek için inşa ettiği heykelin tam da bu duyguları içerdiğine inanıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer9

Sessizlik Bölgesi

Dünya üzerindeki en garip yerlerden birisi Sessizlik Bölgesi olarak adlandırılan mekandır. 27’inci paralel Giza Piramitlerini, Bermuda Şeytan Üçgenini ve Himalayaları birbirine bağlamaktadır. Meksika Durango’daBolsón de Mapimí’nin yakınında yer alan ve Mapimi Biyosfer Rezerviyle de örtüşen bu gizemli arazi Sessizlik Bölgesi adıyla anılmaktadır. Bu bölgede bir kez saatlerin durduğuna ve radyoların düzgün çalışmadığına inanılıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer10

Tesla Kuleleri

Rusya’da yer alan “Yüksek Gerilim Marx ve Tesla Jeneratörleri Araştırma Tesisi”, Rus Elektrik Mühendisliği Enstitüsüne aittir. Istra kentinde, Moskova’dan 40 kilometre uzakta kurulmuştur.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer11

Nan Madol

Dünya üzerinde az bilinen antik kentler arasında yer alan Nan Madol, Mikronezya kıyılarında bulunan eski bir şehirdir. Nan Madol ismi, “Arasında boşluk var” anlamına geliyor. Nan Madol şehrinin tamamı, bir dizi lagün üzerinde oturuyor ve bir dizi farklı kanal ve taş duvarlarla bağlantılı görünüyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer12

Suudi Arabistan Çölündeki Yüzlerce ‘Kapı’

Burada bulunan kapılar çeşitli ebatlarda. Uydu görüntüleri aracılığıyla arkeologlar tarafından Suudi Arabistan çölünde tespit edilen yüzlerce taş duvar grubu “Kapı” olarak adlandırılmaktadır. Bu geçitlerin bazıları bazaltik lavları özümseyen volkanik kubbelerin altında yer almaktadır.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer13

Vatnajokull Buzulu Mağaraları

Güneydoğu İzlanda’da yer alan Vatnajokull buzulundaki mağaralar inanılmaz görünümleriyle insanları büyülemektedir. Buzlardan sarkan diş gibi görünen sarkıt ve dikitler farklı ışık koşullarında değişik renkler alırlar. Mağaralar sayısız labirentle birbirine bağlanmaktadır. Her sene eriyen mağaralar farklı bir konumda yeniden ortaya çıkmaktadırlar. Birbirinin içerisine geçmiş odalar şeklinde adeta bir labirente dönüşen mağaraları her sene birçok turist ziyaret etmektedir.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer14

Kan Gölü

Bolivya’da bulunan Laguna Colorada, kanlı bir göl olarak adlandırıyor. 35 cm gibi sığ bir derinliğe sahip olan göl beyaz renkte boraks adaları ve kırmızı sulardan oluşan renkleriyle gerçek bir kontras oluşturuyor. Gölün bu rengi sedimanlardan ve bazı alglerin pigmentasyonundan kaynaklanıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer15

İbrahim Gölü

Kanada’da şaşırtıcı derecede güzel olmasına rağmen gerçekten kaçınmak isteyeceğiniz tehlikeli bir yapay göl bulunuyor. Göl, son derece yanıcı olan dondurulmuş metan cepleri içerisinde donmuş kabarcıklarla doludur. Oldukça güzel ancak bir o kadar da tehlikeli bir göldür.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer16

Inga Stone

Brezilya’nın en büyüleyici eski bölgelerinden biri olan İnga taşı, uzmanlara göre sayısız sembolü ve Orion takımyıldızını tasvir eden bir “Yıldız Haritası” içeren eski bir anıt. Uzmanlar Inga Stone’u “dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan olağanüstü bir arkeoastronomi anıtı” olarak adlandırıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer17

Boling River

Amazon’da bulunan BolingRiver’ın bir efsane olduğu söylense de varlığı kanıtlanmıştır. Birçok meslektaşının bu nehrin bulunmasının imkansız olduğunu söylemesine rağmen Amazon ormanlarındaki Peru bölgesinde bu efsanevi nehri AndresRuzo isimli bir bilim insanı keşfetmiştir. Nehrin yerli dilindeki adı -Sanay-timpishka-“Güneş’in sıcaklığı ile kaynatılmış” demektir. Bu nehir de içerisinde yüzmek istemeyeceğiniz türden nehirler arasında yer alıyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer18

1.7 milyon Yıllık Bir Yapay Köprü

Araştırmacılar tarafından Hindistan’ın Tamil Nadu kentinin güney doğusundaki Rameswaram Adası olarak da bilinen Pamban Adası ile Sri Lanka’nın kuzeybatı kıyısındaki Mannar Adası arasında yer alan köprü olabilecek gizemli bir yapının varlığı keşfedildi. Yapının insanlık tarafından 1.7 milyon yıl önce yapılmış olacağı söyleniyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer19

40.000 km Uzunluğundaki İnka Karayolu Sistemi

Antik İnkaMediyeti, Dünya üzerindeki en sofistike antik medeniyetlerden biriydi. Bu medeniyetin 40 bin kilometrelik büyük bir yol sistemi oluşturmayı başarabildiklerini biliyor muydunuz? Bu büyük yol sisteminin, gezegenin yüzeyinde antik bir imparatorluğa ait en uzun antik yol olduğu düşünülüyor.

dunyada-uzerindeki-en-garip-20-yer20

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Afrika Kıtası İkiye Ayrılıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Kenya’da büyük bir çatlak ortaya çıktı ve giderek büyüyor. 29 Mart 2018’de yakın zamanda Güney Kenya’da birkaç kilometre genişliğinde büyük bir çatlak ortaya çıktı. Büyümeye devam eden çatlak, Mairobi Narok otoyolunda çökmeye neden oldu ve bölgedeki deprem hareketleri de buna eşlik etti. Bazı yönlerden değişimler bizim için neredeyse fark edilemez olsa da, Dünya sürekli değişen bir gezegendir. Levha tektoniği bunun iyi bir örneğidir. Ama arada bir etkili şeyler oluyor ve Afrika Kıta’sının ikiye ayrılmasıyla ilgili yeni sorulara yol açıyor. Dünya’nın litosferleri ( kabuk ve kabuğun üst tarafıyla oluşturulmuş) bir dizi tektonik levhaya ayrıldı. Bu levhalar statik değil ama ”kayma” yapışkan bir astenosfer üzerinde, çeşitli hızlarda birbirlerine bağlı şekilde hareket ederler. Hareketlerinin arkasındaki mekanizma veya mekanizmaların kesin olarak ne olduğu henüz kesin değil ama muhtemelen astenosferde konveksiyon akımlarını ve levhalar arasındaki sınırlarda üretilen kuvvetleri içeriyor.Bu kuvvetler basitçe levhaların etrafında hareket etmiyor, aynı zamanda levhaların kırılmasına, çatlak oluşumuna ve potansiyel yeni levha sınırlarının oluşmasına da yol açabiliyor. Doğu Afrika Rift sistemi bunun şu anda nerelerde meydana geldiğine bir örnek.Doğu Afrika Yarık Vadisi, kuzeydeki Aden Körfezi’nden 3,000 km güneyde Zimbabve’ye doğru uzanıyor ve Afrika levhasını iki eşit olmayan bölüme ayırıyor: Somali ve Nubya levhaları. Kenya’nın güneybatısında büyük bir çatlak ortaya çıktığında, yarık vadinin doğu kolu boyunca Etiyopya, Kenya ve Tanzanya boyunca ilerleyen faaliyetler belirgin hale geliyor.
Çatlak neden meydana geliyor: Litosfer yatay bir genişleme kuvvetine maruz kaldığında gerilir ve incelir. Sonunda, onu kırarak yarık bir vadi oluşmasına neden olur. Yarık vadisi boyunca volkanizma ve sismik aktivite şeklinde yüzeyin dışavurumuyla birlikte bu sürece eşlik eder. Çatlaklar kıta kırılmasının ilk adımıdır ve başarılı olursa yeni bir okyanus havzasının oluşumuna neden olabilir. Yıllar önce Güney Amerika ve Afrika’nın ayrılmasıyla sonuçlanan bu olayın dünyada gerçekleştiği yere örnek Güney Atlantik Okyanus’udur. Aynı pazılın parçaları gibi sınırlarının nasıl eşleştiğini hiç farkettiniz mi? Kıtasal yırtılmalar litosferin kırılması için yeterince büyük olan genişleme kuvvetlerinin varlığını gerektirir. Doğu Afrika Çatlağı aktif bir çatlak olarak tanımlanıyor ve bu streslerin kaynağı altta yatan mantonun dolaşımında yatıyor. Bu çatlağın altında, büyük bir manto yükselmesi litosferin yukarı doğru yükselmesine ,sıcaklık artışının sonucu güçsüzleşmesine ve faylanma nedeniyle kırılmaya neden olmaktadır. Normalden daha sıcak olan manto yükselmesi varlığına dair bulgular jeofizik verilerinde bulundu ve ”African Superswell” olarak adlandırıldı.Bu superplume yalnızca yarık vadisinin oluşmasıyla sonuçlanan çekme ayrılma kuvvetlerinin kabul gören bir kaynağı değil ,aynı zamanda Güney ve Doğu Afrika Platolarının anormal şekilde yüksek topografisini açıklamak için de kullanılıyor. Ayrılma kolay değil çatlaklar yüksek arazi ile çevrili bir dizi fay ile sınırlanmış çöküntü ile karakterize edilmiş çok farklı bir topografi sergiliyor. Doğu Afrika sisteminde, büyük sınırlayıcı faylarla birbirinden ayrılmış bir dizi hizalanmış çatlak vadiler uzaydan açıkça görülebilir. Bu fraksyonların tümü aynı anda oluşmadı ama yıllar önce Kuzey Etiopya’da Afar bölgesinde yaklaşık olarak 30m ile başlayan ve güneyde Zimbabve’ye doğru yılda ortalama 2.5-5 cm arasında yayılan bir seriyi takip etti. Birçok zaman çatlamayı farkedemememize rağmen, Nubia ve Somali levhaları dağılmaya devam ederken yeni fayların oluşması, eski faylar boyunca çatlakların ya da yeni hareketlerin oluşması depremlerle sonuçlanabilir. Her nasılsa, Doğu Afrika’da deprem alanlarının çoğu çatlak vadi boyunca geniş bir alana yayılıyor ve boyutları nispeten küçük. Yan yana çalışan volkanizma, devam eden kıta kırılması sürecinin ve sıcak erimiş astenosferin yüzeye yakınlığının daha ileri bir yüzey görünümüdür.Hareket halinde bir zaman çizelgesi, Doğu Afrika Çatlağı, uzunluğu boyunca çatlağın farklı evrelerini gözlemlememize müsade eden eşsizlikte bir şey. Çatlak henüz küçük olduğundan, güneyde, genişleme oranı düşük ve bu yüzden faylanma geniş bir alanda meydana gelir.
Ancak, Afar bölgesine doğru olan yarık vadi tabanı volkanik kayalarla kaplıdır. Bu alanda, litosferin neredeyse tamamen ayrılma noktasına kadar inceldiğini göstermektedir. Bu durum gerçekleştiğinde, kırık levhaların yarattığı alanda magmanın katılaşmasıyla yeni bir okyanus oluşmaya başlayacak. Sonunda, on milyonlarca yıllık bir süre boyunca, deniz tabanı yayılması tüm çatlak boyunca ilerleyecektir. Okyanus içine dolacak ve sonuç olarak Afrika kıtası küçülecek ve Hint Okyanusunda Etiopyanın ve somalinin bir kısmından ve Afrika Boynuzunu da içine alan bir büyük ada olacaktır.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/there-s-mounting-evidence-that-the-african-continent-is-splitting-in-two

Devamını Oku

Yaşam

Elon Musk’tan Açıklama: Tesla iflas etti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Space X’in ve Tesla otomotiv şirketinin sahibi Elon Musk, Twitter üzerinden Tesla şirketinin iflas ettiğine dair tweet atarak takipçilerine 1 Nisan şakası yaptı. Musk, şaka yapmadan önce takipçilerine önemli bir haber vereceğine dair duyuru geçti.İleriki saatler de ise Musk ‘ Tesla iflas etti’ başlıklı bir haber paylaştı.’Sermaye toplamak için yoğun çaba sarf etmemize rağmen son yapmış olduğumuz Paskalya Yumurtası satışlarımızda başarısız oldu. Üzülerek belirtiriz ki Tesla tamamen iflas etti.’

İflas tweeti sonrası ‘Bankwupt’ (İflas) yazılı bir tesla kartonu tutarak fotoğrafını takipçilerine paylaştı: ” Musk, Tesla aracının önünde içki şişeleri ile beraber kendinden geçmiş bir halde bulundu, yanakalrından süzülen gözyaşlarını görmemek mümkün değildi.” Musk her ne kadar şaka yapıyor gibi gözükse de Tesla hisseleri son bir yılın en düşük seviyelerinde.Blomberg haberine göre Tesla Model 3 arabası için binlerce kişi satın almak için sıraya geçmiş olmasına rağmen üretim hedeflerini yakalayamadığından dolayı şirket milyonlarca dolar kaybetmeye devam ediyor.

Devamını Oku

Bilim

Dünya Üzerinde Yüzen Dev Plazma Tüpleri Var

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Uzun süredir onlardan şüpheleniyorduk ama 2015’te gökbilimciler ilk kez Dünya’yı çevreleyen manyetosferin iç katmanlarında tübüler plazma yapılarının görsel kanıtlarını yakaladılar. 2015’te Cleo Loi ”60 yıldan uzun süredir, bilim insanları bu yapının varlığına inandı ama onları ilk kez görüntülüyerek , onların gerçekten orda olduğuna dair görsel bir kanıt sağlamış oldular.” dedi. Loi bu araştırmanın baş yazarıydı, ödüllü lisans tezinin bir parçası olarak yapılmış ve Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanmıştır. ”Yapıların keşfi önemlidir çünkü bir örnek olarak sivil ve askeri uydu tabanlı navigasyon sistemlerimizi etkileyebilecek istenmeyen sinyal bozulmalarına neden olurlar. Yani onları anlamalıyız.” dedi. Plazma yapısı şu şekilde açıklandı: Dünya’nın etrafında uzay bölgesine magnetik alanla dolu magnetosfer adı verilen ve güneş ışığıyla iyonize edilmiş atmosfer tarafından oluşturulan plazma ile doludur. Magnetosferin en içteki katmanı iyonosferdir ve bunun üzerindeki de” plasmasphere”dir. Tüpler içeren çeşitli garip şekilli plazma yapıları ile gömülüdürler. Loi ” Yaklaşık olarak yerin 600 km üzerinde olması için pozisyonlarını hesapladık ve iyonosferin üzerinden plasmasphere’ doğru geçişin devam ettiği görüldü. Burası neredeyse nötr atmosferin bittiği yer ve uzayın plazmasına geçiş yapıyoruz.” dedi. Loi, Batı Avustralya çölünde bir radyo teleskopu olan Murchison Widefield Array’ı kullanarak gökyüzünün büyük yamalarını haritalayabildiğini ve bir film oluşturmak için dizinin hızlı enstantane olanaklarından yararlanabileceğini keşfetti ve plazmanın gerçek zamanlı hareketlerini etkin bir şekilde yakaladı. Kaynak: https://www.sciencealert.com/science-confirms-giant-plasma-tubes-floating-above-earth

Devamını Oku

Öne Çıkanlar