fbpx
Bizi Takip Edin

Genetik

Genetiği değiştirilmiş bebeklerin doktoru için tutuklama

Yayınlandı

üzerinde

Geçtiğimiz yıllarda HIV virüsüne karşı bağışıklık kazandırıldıkları iddiaları ile gündeme gelen genetiği değiştirilmiş bebekler, bu yıl farklı özellikler ile tekrar gündemde. He Jiankui isimli bilim insanının üzerinde çalıştığı ve ardından oluşturduğu genetiği değiştirilmiş bebekler gün yüzüne çıktığı için, Çin’den tutuklama kararı geldi. Gelen sızıntılar, haftalardır nerede olduğu bilinmeyen uzun süreli bir belirsizlikten sonra hükümetin araştırmacıyı, Shenzhen’deki Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki bir konut tesisinde ev hapsinde tuttuğu öğrenildi.

He Jiankui şu an telefon edebiliyor ve e-posta gönderebiliyor, ancak dışarıdan herhangi bir kişi ile görüştürülmüyor. Güvenlikler, insanların fiilen ikamet ettiği yerlere veya araştırmalarına dahil olan ofislere yaklaşmasını önlemek için günün her saati görevde. Üniversite, gözaltına alınma raporlarını aleni olarak reddetti, ancak personel ve He Jiankui’nin iş ortağı Liu Chaoyu ev hapsini doğruladı. Süreç belirsizliğini koruyor. Gen düzenleme denemesinin herkese açık ve bilinir yapılmasına rağmen hala büyük endişeler ve tepkiler var.

Global bilim toplulukları da, Çin’li bilim insanlarının hastalarına aldatıcı bir onay formu vermeleriyle suçladı. İddialara göre formlarda genetik modifikasyon değil, AIDS aşı denemesi yazıyordu. Hükümet, bu tepkilerin ardından tutuklama kararı aldı. Fakat şu an çalışmaların gizli bir şekilde devam ettiğine dair şüpheler sürüyor. Peki, sizce aslında biraz da ürpertici olan bu olay bilim dünyasının ve insanlığın geleceğine yön verecek mi?
Kaynak: https://www.engadget.com/2018/12/30/china-detains-scientist-behind-gene-edited-babies/

Genetik

Genetiği değiştirilmiş bebeklerin doktoru idam edilebilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Geçtiğimiz yılda HIV virüsüne karşı bağışıklık kazandırıldıkları iddiaları ile gündeme gelen genetiği değiştirilmiş bebeklerin doktoru He Jiankui, bu yıl ölüm cezasıyla karşı karşıya. Çin’ in Shenzhen kentinde bulunan Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden He Jiankui, 2018’de dünyanın genetik olarak değiştirilmiş ilk bebeğini dünyaya getirdiğini açıklamış ve büyük tartışmaların başlamasına neden olmuştu. Bilim insanı, ikiz bebeklerin HIV virüsünü taşımayacak şekilde genlerini değiştirdiğini söyleyerek, tüm eleştirilerin odağı haline gelmişti. Global bilim toplulukları da, Çin’li bilim insanlarının hastalarına aldatıcı bir onay formu vermeleriyle suçladı. İddialara göre formlarda genetik modifikasyon değil, AIDS aşı denemesi yazıyordu.
He Jiankui Ölüm Cezasıyla Karşı Karşıya  Gen değişikliği yaptığını açıkladıktan sonra bir anda ortadan kaybolan Çinli bilim insanının, daha sonra esir tutulduğu anlaşılmıştı. Yeni gelen bilgilere göre Çinli bilim insanı He Jiankui, idam cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Hong Kong’daki bir etkinlikte konuşan Profesör Robin Lovell-Badge, Çinli bilim insanının Çin’de ölüm cezasını taşıyan yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.
‘Çin Yasalarına ve Tıbbi Etiğe Aykırı’  Çin’deki bilim ve sağlık bakanlıklarının yürüttüğü birçok soruşturma olduğunu belirten Profesör Robin Lovell-Badge, birçok insanın da işini kaybedebileceğini söyledi. Çin’deki yetkililer ve kurumlar, gen değişikliğinden sonra üreme amaçlı insan embriyolarına yapılan herhangi bir gen düzenlemesinin, Çin yasalarına ve tıbbi etiğe aykırı olduğunu söylemişti. Bakalım önümüzdeki süreçte Çinli bilim insanı, ne gibi cezalarla karşı karşıya kalacak?
Kaynak: https://gizmodo.com/chinese-scientist-who-created-crispr-babies-could-face-1831553751 , https://www.telegraph.co.uk/science/2019/01/07/chinese-scientist-genetically-edited-babies-armed-guard-amid/

Devamını Oku

Genetik

Yeni Bir Çalışma DNA Replikasyonlarının En Büyük Gizemlerinden Birisini Çözdü

Yayınlandı

üzerinde

Üreme doğanın en büyük sihirlerinden birisidir. Yakından izlediğinizde gözünüzün önünde tek bir hücreden neredeyse aynı iki kopyaya ürediğini göreceksiniz. Moleküler genetik üzerinde yarım yüzyılı aşkın süredir devam eden bir araştırmalar neticesinde bu biyolojik durumun çözüldüğünü düşünebilirsiniz. Ancak durum hiç de öyle değil. Son teknolojiyi kullanan araştırmacılar, DNA’nın kendi replikasyonunu nasıl katladığını gösteren önemli detayları ortaya çıkardı. Florida Eyalet Üniversitesi’nden moleküler biyolog David Gilbert, “Bu oldukça gizemli oldu” diyor. Replikasyon onu bozmak için sarf edilen tüm çabalara karşı esnek bir yapı sergiledi.

Bu durum araştırmacılar tarafından detaylı bir şekilde tarif edildi. Farklı hücre tiplerinde değiştiği ve hastalık halinde bozulduğu gösterildi. Ancak araştırmacılar şimdiye kadar son parçayı, kontrol öğelerini ya da onu kontrol eden DNA dizilerini bulamamıştı. Konuyla ilgili herhangi bir ders kitabını açın; deoksiribonükleik asidin (DNA) filamentlerinin ne kadar uzun süredir yapboz gibi davrandığını, zekice kimya ve bir dizi endüstriyel proteinin kullanımıyla neredeyse aynı ipleri oluşturduğunu gösteren diyagramlar bulacaksınız. Birçoğumuz, bu enzimatik büyücülüğün ayrıntılarına dokunma lüksüne sahibiz. Ancak araştırmacılar için sürecin saf karmaşıklığının – özellikle de memeliler gibi organizmalarda – çözülmesi zor oldu. Tüm iyi sihir numaralarında olduğu gibi burada da zamanlama son derece önemli.

Bununla birlikte, düzenleyici proteinlerle uğraşmak, beklenenden daha fazla bir fark yaratmıyor gibi görünüyor. Bu da üremenin ardındaki kesin ritmin kendisine etki eden DNA molekülü ile daha fazla alakası olduğunu göstermektedir. DNA replikasyonunun zamanlamasını düzenleyen kimyasal mimariyi ortaya çıkarmak için, Gilbert ve ekibi , CRISPR olarak bilinen yeni teknolojiye yöneldi ve hangi faktörlerin farklılık yarattığını tespit etmek için fare kromozomlarını kullandı. CRISPR, tehdit eden virüslerin genlerini tanımlamak için kullanılan bakteri prosesine dayanan moleküler bir araçtır. Spesifik bir genetik kod tespit edildiğinde, CRISPR ile ilişkili enzimler, dizeyi içeri sokup parçalayabilir ve tehdidi etkin bir şekilde ortadan kaldırabilir. Araştırmacılar sistemi herhangi bir DNA dizisini kesmek için kullanabilir. Gilbert, fare embriyonik kök hücrelerinin DNA mimarisi içindeki çeşitli yapıları hedef almak, etraflarını değiştirmek veya tamamen kesmek için kullandı. İlk odak, CCCTC bağlama faktörü (CTCF) olarak adlandırılan bir protein için bağlanma bölgeleriydi.

Bu protein, tüm transkripsiyon sürecini düzenlemeye yardımcı olarak, DNA’nın farklı operasyonel süreçlerini yöneten yerleri aramak için doğal bir yer haline getirmektedir. Ancak bunlarla uğraşmak, çoğaltma işlemlerinin gerçek zamanlaması üzerinde çok az etkiye sahiptir. burada başka bir şey bulunmalı. Bu sanal iğneyi samanlıkta bulmak, biraz şanstan fazlasını gerektirir. Ekip DNA süreçlerinin 3D bir analizini çıkardı. Spesifik olarak, CTFC ile ilişkili sınırların dışında birkaç kilit yer belirlendi. Onları kırmak kaosa neden oldu – çoğaltma zamanlaması atıldı, DNA mimarisinin kendisi zayıfladı ve transkripsiyon kaçırıldı. Gilbert , ‘Bu öğelerin kaldırılması, segmentin çoğaltma zamanını sürecin en başından sonuna kadar kaydırdı’ diyor. Elde edilen sonuçlar sağlık ve patoloji üzerine yeni araştırmalara yol açacak. Araştırmacılar, DNA replikasyonunun zamanlamasından sorumlu mekanizmaları tam olarak belirleyerek, belirli hastalıklara yol açan süreçleri ortaya çıkarabilir. Gilbert , ‘Farklı bir yerde ve zamanda çoğalırsanız, tamamen farklı bir yapıyı birleştirebilirsiniz’ diyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/new-study-solves-the-decades-old-mystery-on-how-dna-manages-its-own-replication

Devamını Oku

Bilim

Genetik mühendisliği yeni iş alanları oluşturuyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Genetik mühendisliği hem bugün hem de gelecekte birçok yeni mesleğe kapıları açacak. Ancak çözüm bekleyen bazı tartışmalı konular hala sonuçlanmış değil. Brian Madeux seruma bağlanmış halde hastanede yatıyor. Bu sıvı, onun genomuna girmek üzere tasarlanmış milyarlarca DNA parçasıyla dolu. 44 yaşındaki Arizonalı Madeux, doğuştan hayatını tehdit eden bir hastalık olan Hunter Sendromuyla yaşıyor. Geçen Kasım ayında ise vücudundaki genleri yeniden düzenlemeye çalışan tedaviye tabi tutulan ilk insan oldu. Bu tedavi, kan dolaşımına yüklenen “moleküler makaslar” yoluyla karaciğer hücrelerindeki DNA’ların kesilip kusurlu genleri tamir edecek bir genin yerleştirilmesini içeriyor. Madeux’un genomu düzeltme işleminin ne kadar başarılı olduğunu tespit etmek için henüz erken olsa da, tıpta devrime yol açması beklenen bu yeni bilim dalında önemli bir adım atılmış oldu.   Yeni ihtiyaçlar: Gen düzenlemesi laboratuvarda araştırılan bir konu olmaktan çıkıp hastanelerde tedavi olarak kullanıma girince genetik mühendislere olan talebin büyük ölçüde artması bekleniyor. İngiltere’de 2030’a kadar gen ve hücre terapisi alanında 18 bin yeni istihdamın yaratılması bekleniyor. ABD’de de benzer rakamlardan söz ediliyor. Ayrıca sadece laboratuvarda değil, aynı zamanda giderek kişiye özel genom tedavileri geliştirmek üzere verileri derleyip toparlayacak ve bunlardan sonuçlar çıkaracak insanlara da ihtiyaç olacak. Amerikan Gen ve Hücre Terapisi Derneği başkanı ve Stanford Üniversitesi’nde genetik profesörü Michele Calos’a göre, “Gen terapisi tıbbi ar-ge çalışmalarında hızla kabul gören ve gelişen bir hal alıyor. Gen terapisi firmalarındaki artışın istihdama da yansıması bekleniyor.” “Gen terapi endüstrisinin genetik, tıp, moleküler biyoloji, viroloji, biyomühendislik, kimyasal mühendislik, işletme gibi alanlardan mezun olmuş kişilere ihtiyacı var.”  2700 klinik deneme: Gen terapisi, kistik fibroz, hemofili gibi bugün tedavisi olmayan hastalıklarda genlerdeki kusurların düzeltilmesi nedeniyle heyecan yaratıyor. Büyük ilaç şirketleri gen terapisinin gelecekte sağlık alanında önemli bir işlev göreceğine inanıyor. Bu durumun doğal olarak bu alandaki istihdama da yansıması bekleniyor. Bugün dünyada gen terapisi yoluyla kanser, kas distrofisi ve orak hücreli anemi gibi hastalıkları tedavi etmeyi amaçlayan 2700 klinik denemeler yapılıyor. Bu alanda çalışma yürüten küçük şirketlerin arkasında genellikle Bayer, GlaxoSmithKline, Pfizer, Merck ve Novartis gibi büyük ilaç firmaları var. Bu firmaların internet sayfalarında bu alandaki iş ilanlarını görmek mümkün. Uzmanlık alanları: Londra’daki Francis Crick Enstitüsü’nde araştırmacı Güneş Taylor, gen terapisini, birçok dalda uzmana ihtiyaç duyulan bir alan olarak görüyor: Moleküler bilimci, mühendis, bilgisayar uzmanı, vb. Bunlar uzmanlık gerektiren alanlar olduğu için ücretler de 35 bin ila 135 bin arasında değişen rakamlara tekabül edip ortalamanın oldukça üzerinde. Taylor, gen mühendisliğinin büyük ölçüde araştırma ve bilgi toplama, klinik deney ve etik uzmanlığı gibi farklı alanlara da başvuru gerektirdiğinden söz ediyor. Gen mühendisliği, bakterilerin kullandığı savunma mekanizmalarının belirlenerek diğer organizmaların genlerinin de değiştirilmesini içeriyor. Bunun için CRISPR-Cas9 gibi sistemler kullanılıyor. Böylece sorunlu genler hızlı ve doğru bir şekilde tespit edilip ortadan kaldırılıyor veya DNA zinciri parçalanarak yeni genler yerleştiriliyor. Bu nedenle hastalıklara yol açan kusurlu genlerin belirlenmesi konusundaki araştırmalarda da büyük artış oldu.  Tartışmalı konular: Birçok hastalıkta kusurlu genleri ortadan kaldırmak mümkün olmuyor. Ancak beş yıl önce geliştirilen CRISPR-Cas9 sistemi hastaların tedavisinde yeni olanaklar yarattı. Bir insanın DNA’sını değiştirmenin uzun vadede ne tür sonuçlar doğuracağı henüz bilinmiyor. Bazı tartışmalı konular hala sonuçlanmayı bekliyor. Ayrıca hükümetlerin bu alanda yapacağı düzenlemeler de gen mühendisliğinin geleceği üzerinde etkili olacak. Özellikle yumurta ve sperm hücrelerinde gen mühendisliği uygulanması konusunda etik sorunlar da var. Aileden geçen kalıtsal hastalıklara karşı mücadelede bu yöntem kullanılabilir; ancak göz rengi veya boy gibi farklı özellikleri değiştirmek için de bu yola başvurma potansiyelinin olması bu konuyu tartışmalı hale getiriyor. Bu nedenle bitki, hayvan ve insanlar üzerinde genetik mühendislik uygulamaları Avrupa’da sıkı kontrole tabi iken ABD’de biraz daha gevşek tutulan düzenlemeler bazı klinik deneylerin yapılmasının yolunu açtı.  Çin başı çekiyor: Bu alanda başı çeken ülke ise Çin. Bu yıl başlarında 300 hastada CRISPR-Cas9 yoluyla bazı hastalıkların tedavisi için klinik deneylere onay verildi. Kanser ve HIV virüslü 86 hastada da bu teknik kullanılarak tedaviye başlandı. Bu tedaviyi yürüten gen terapisi uzmanlarının çoğu ülke dışında eğitim görmüş olsa da yeni kuşak tıp öğrencilerinin Çin’de eğitimine de başlandı. Hükümetin son beş yıllık planda gen mühendisliğini öncelikli alan olarak belirlemesi bu alandaki araştırmalara milyarlarca doların akmasını sağlayacak.
Genetik danışmanlık: Aileden kalıtsal olarak geçen hastalıkların teşhisinde genetiğin kullanılması birkaç yıl önce olmayan bir başka mesleğe de alan yarattı: Genetik danışmanlık. “Aileler ve sağlık personeli genetik konusunda zor kararlar vermek durumunda kalacağından, kendilerine verilen bilgileri yorumlamada desteğe ihtiyaçları olacak” diyor Christine Patch. Avrupa İnsan Genetiği Derneği başkan yardımcı olan Patch bu mesleği icra ediyor. ABD İstihdam Bürosu istatistiklerine göre, genetik danışmanlığı en hızlı büyüyen 20 meslekten biri. Bu alandaki danışmanlık hizmetlerine ihtiyacın 2026’da yüzde 29 oranında artması bekleniyor.
Kaynak: http://www.bbc.com/capital/story/20181003-why-gene-therapy-will-create-so-many-jobs

Devamını Oku

Öne Çıkanlar