Bizi Takip Edin

Yaşam

Peru Ormanlarının Derinliklerinde Kayıp Bir İnka Şehri Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Antik İnka’ların bıraktıkları miras o denli büyük ki Kolomb öncesi bu uygarlıkla ilgili hale yeni keşifler yapılıyor.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu
İnka’lara dair yapılan yeni keşifler günümüzde hala sürüyor. Araştırmacılar tarafından Peru ormanlarının derinliklerinde daha önce keşfedilmemiş bir İnka şehri bulundu.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu1Bu İnka şehrinden elde edilen bulgular, efsanevi uygarlıkla ilgili arkeologlara daha fazla keşif imkanı sunuyor. Correo gazetesine göre kayıp şehir, Cusco’daki Calca eyaletindeki kaşifler tarafından bulundu.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu2Kayıp şehirlerin bulunduğu yere Sacramento’dan dört günlük yürüyüş yaparak ulaşılabiliyor. Justo Puma,Javier Paso,BelisarioAlvarez ve BenancioEncalada gibi kaşifler ile yerel makamlar tarafından desteklenen keşif, araştırma ruhuyla hareket edilerek gerçekleştirildi.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu3

Kaşifler bulunan şehrin efsanevi kayıp şehir Paititi olduğuna inanıyorlar.
Javier Paso keşfe dair yaptığı yorumda, “Orası çok korkutucuydu. Keşif kolay değildi. Karanlıktı ve yağmur yağıyordu. Şehir bu şekilde görülemiyor. Oraya gidebilmek için Calca’dan Quebrada’ya üç saatlik yolculuk yaptık.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu4

Dört kişi Sacramento’ya kadar üç saatlik yolculuk daha gerçekleştirdik. Sonrasında ise dört gün boyunca dağlara tırmandık. Sonrasında ovaya inmek çok zor oldu. Çok karmaşık bir araziydi” diye konuştu.

peru-ormanlarinin-derinliklerinde-kayip-bir-inka-sehri-bulundu5
Dört gezgin tarafından teraslar, duvarlar ve hatta evlerin bulunduğu İnka uygarlığı yapılarına benzeyen yapıların varlığı ortaya çıkarıldı. Antik kent çok izole bir bölgede bulunuyor. Şehrin bulunamayan kayıp Paititi şehri olduğu düşünülüyor. Ütopik zengin bir arazide bulunan Paititi şehrine dair efsane Pantiacollato’nun ormanlarına doğru çekilen kahraman Inkarri’ nin hikayesinin etrafında şekilleniyor.

Kaynak: https://diariocorreo.pe/edicion/cusco/aseguran-haber-descubierto-la-puerta-de-ingreso-al-paititi-en-cusco-fotos-y-video-779260/

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Koyun Embriyosu İnsan Kök Hücreleriyle Birleştirilecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bilim insanları öncelikle domuz insan melezi için bir deney yürütmüştü. Şimdi yeni bir deneyde Stanford üniversitesi tarafından başka melez türler üzerinde çalışılacağı duyuruldu. Bu defa koyun embriyosu insan kök hücreleriyle birleştirilecek.
Stanford Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, hibrid bir türün büyümesi konusundaki tüm bilim dünyasında tartışılan uygulamalardan birisine imza atıyor. 2016 senesinde Davis Kaliforniya Üniversitesi’nden bir ekip tarafından domuz-insan hibriti geliştirdiler. Bu yeni çalışma bu çalışmanın ardılı niteliğinde. UC Davis tarafından yapılan domuz-insan hibriti çalışması insan organlarının başka bit türe sahip olup olamayacağının tespiti için yapılmıştı.

Stanford ekibi deneyleri için koyun seçti çünkü hayvanın organları insanınkiyle aynı büyüklükte. Ekip bu nedenle, insan organları geliştirebilmenin domuzlara göre koyunlarda daha kolay olabileceğini düşünüyor. Eğer hibrit koyunlarda insan organları geliştirilebilirse, bu organlar organ nakli amacıyla kullanılabilir. Bu deney sonucunda elde edilecek sonuçlar, dünya üzerindeki organ nakli arz ve talebi arasındaki boşluğa çözüm olabilir. Sadece Amerika Birleşik Devletlerinde hergün organ nakli bekleyen 22 kişi hayatını kaybediyor.

Araştırma ekibi, araştırmanın nihai hedefinin genetik olarak insanlarla eşleşen insan dokuları ve organlar üretmek için kök hücre ve gen düzenleme teknolojileri kullanıp kullanamayacağının anlaşılması olarak belirtiyor. Ekip bu çalışmanın başarıya ulaşacağı konusunda oldukça iyimser. Daha önceki deneyde yapıldığı gibi 28 gün sonra koyun insan hibridi embriyoları imha edildi.
Kaynak: https://futurism.com/sheep-human-hybrid-embryo/

Devamını Oku

Bilim

16. Yüzyıldaki Çılgın Tıbbı Anlatan Nadir Kitap İlgi Çekiyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

16’ıncı yüzyıl tıbbı ciddi anlamda akıllara durgunluk verecek uygulamalarla dolu. Kan alımları, idrar tadımları ve veba 15. Ve 16. Yüzyılın doktorlarının yaşamını baya bir renklendirmişe benziyor. Bu dönemden kalma çığır açan bir anatomi kitabı oldukça ilgi çekiyor. Fasciculus Medicinae adlı kitap, gebe kadınlarda yaraları tedavi etmek ve komplikasyonları teşhis etmek de dahil olmak üzere her şeyle ilgili tıbbi bir rehber niteliğinde.

Kitap ilk defa 1491 yılında tıbbi tez yazan ve kitaba çizimler ekleyen Venetian kardeşler tarafından basıldı. Sonraki yüzyılda kitap tekrar basıldı ve süslendi. Kitap insan vücuduna dair ortaçağ anlayışını yansıtmasının yanı sıra Rönesans perspektifinde ortaya çıkan tıbbın gelişimi de görülebilir. Kitabın belki de en büyüleyici kısmı içerisinde yer alan illüstrasyonlardır. Zodyak adam olarak adlandırılan, vücudunun güneş işaretleriyle süslendiği ve kanının yılın zamanlarına bağlı olarak nasıl aktığına dair talimatlar bulunan bir erkek figürü yer almaktadır.

Oklar ve topuzlar gibi silahlarla hayatı tehdit eden yaralar taşıyan bir kişinin illüstrasyonu da kitapta yer alıyor. Kitap yıllar içerisinde tıbbın gelişimini göstermenin yanında oldukça etkili görsellere ve metinlere sahiptir. İdrarın tadına bakan doktorlarla kitap eğlenceli, farklı, çoğunlukla iğrenç görülen çizimlere sahip.

Kitabın ilgi çekmesinin en büyük sebepleri arasında tıbbın geçmişten günümüze ne kadar gelişmiş olduğunun anlatılması yatıyor. Sergilenen kitap birçok ziyaretçi çekiyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/this-rare-book-shows-how-insane-medicine-was-in-the-16th-century

Devamını Oku

Ekoloji

Bir Pasifik Adasının Kaybolması Beklenirken, Adanın Daha Fazla Büyüdüğü Anlaşıldı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Polinezya’da bulunan Tuvalu adasının deniz seviyesinin yükselmesiyle birlikte okyanus tarafından yutulması bekleniyordu. Ancak yapılan yeni araştırmalar, ülkenin toprak kütlesinin batmak yerine daha da genişlediğini gösteriyor. Bulgular Tuvalu’nun 1971 ve 2014 yılları arasında dokuz atol ve 101 resif adasından alınan hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine dayanmaktadır. Araştırmacılar, ocakların sekizinin ve adaların neredeyse dörtte üçünün o dönemde büyüdüğünü tespit etti.

Genel olarak, kaydedilen deniz seviyeleri ülkenin kıyılarında artarken bile arazi alanındaki artış yüzde 2.9 oldu. Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesi ekibi, Tuvalu gibi kaç tane ada ülkesinin kaybolacağını tekrar düşünmek zorunda kalabileceğimizi söylüyor. Araştırmacılardan Paul Kench, “Pasifik atollerini, deniz seviyesinin artmasıyla birlikte sular altında kalacak statik toprak formları olarak düşünüyorduk.Ancak bu adaların jeolojik açıdan dinamik olduğuna ve batmak yerine büyüdüğüne dair yeni kanıtlar aramalıyız” dedi.

Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca bölgede deniz seviyesinin yükseldiği göz önüne alındığında, çalışma bulguları şüpheli görünebilir.Ancak Tuvalu üzerindeki o dönemde baskın olan değişim biçimi, erozyon değil genişleme oldu. Tuvalu çevresindeki deniz seviyeleri çalışma süresi boyunca küresel ortalamanın iki katına yükselirken – her yıl yaklaşık 4 milimetre – arazi kütlesinin aynı anda nasıl genişlediği araştırmacılar tarafından inceleme konusu yapıldı.
Araştırmacılar, tortu, kum ve çakılın çevresinde kayan dalga kalıplarının yanı sıra fırtınalarla atılan materyallerin kıyı erozyonunu dengeleyebileceğini söylüyor. Ekip, iklim değişikliğininatoll uluslarının varlığı için hala çok tehdit edici olduğunu söylüyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/pacific-island-nation-expected-to-sink-is-getting-bigger

Devamını Oku

Öne Çıkanlar