fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Yaklaşmakta Olan Tehlike: Teknolojik Tekillik

Yayınlandı

üzerinde

Tekillik bir diğer adıyla ”Singularity”, hem matematikte hem de fizikte kara delikler hakkında oluşturulan teoremler de sıkça kullanılan bir terimdir. Ancak, bu yazıda ele alacağımız tekillik daha çok teknoloji alanını kapsıyor.  Tekillik terimini teknolojide kullanan ilk kişi -aynı zamanda bilgisayarın öncüsü- Jon von Neumann’dır. 1950 dönemlerinde Neumann ”Gittikçe artan bilgi birikimi ve teknoloji, ırkımızı benzeri olmayan bir tekillik noktasına doğru götürüyor. Bu öyle bir nokta ki, sonrasında insan işleri bildiğimiz işleviyle devam edemeyecek.” demişti. ”Yaklaşmakta Olan Teknolojik Tekillik” adlı makalenin (1993’te yazıldı) yazarı Vernor Vinge ise ”Otuz yıl içinde insanüstü zeka yaratmak için gerekli olan teknolojiye sahip olacağız. Bu olaydan bir süre sonra insanlık çağı sona erecek.” demişti. Vinge, bu demeçleriyle astrofiziğe de bir gönderme yapıyordu. Tekillik, astrofizikte bir kara deliğin içinde olan ve fizik kurallarının işlemez olduğu noktaya denir. Vinge’de teknolojik tekilliği buna benzetiyordu: Gelecekte insanlığa neler olduğunu göremediğimiz kırılma noktası.
Peki insanların bu kadar pesimist yaklaştığı teknolojik tekillik nedir? 
Sözlük biçiminde bir tanım verecek olursak: Gelecekte yapay zekânın insan zekâsının ötesine geçerek, medeniyeti ve insan doğasını radikal bir biçimde değiştireceğine inanılan nokta. Neumann ve Vinge’ın ardından meşaleyi devralan Ray Kurzweil, 2005 yılında ”Tekillik Yakın: İnsanlar Biyolojinin Ötesine Geçtiğinde” adlı kitabı yayımladı. Kurzweil, diğerlerinden farklı olarak geleceğin ayrıntılı tasvirini yapmaktan hiç çekinmiyor. 2020’li yıllarda aldığınız bir bilgisayar insan beyninden daha güçlü olacak, yapay zeka artık bilinçli bir şekilde olaylara karşı düşünce yürütecek ve istekte bulunabilecek. Kısacası, tekilliğin doğuş dönemi olacak. 2045’te ise tekilliğin tam anlamıyla gerçekleştiği yıl olacak. Kurzweil, insanların makineler ile birleşeceğini ve ölümsüz bir hayatın mümkün olacağını da söylüyor. Ancak, geçtiğimiz yıl Neil deGrasse Tyson’a bu konu hakkında birkaç demeç veren Stephen Hawking ”Biz insanlar makinelerle birleşebiliriz. Peki diğer robotların gelip bizi kapatmayacağı ne malum ?” demişti. Kurzweil’ın tahminleri ve diğer teorilerin sonuçlarını zamanla öğreneceğiz. (Not: Google mühendislik direktörü Ray Kurzweil, şimdiye kadarki tahminleri yüksek oranda gerçekleşmiş bir gelecek bilimci. Kurzweil, 1990 yılından itibaren yürüttüğü 147 tahminin, yüzde 86 oranında gerçekleştiğini söylüyor.)

Ray Kurzweil
Eğer Kurzweil’ın tahmini gerçekleşirse ne olacak ? Tasarlanan insan-makine karışımı “Trans Human Çağı” makinenin hızı ve zekâsı insan zihnine entegre edilecek. Bilim insanları, bu teknolojinin insanlığa birkaç seviye atlatacağını ve daha keskin bir beyin yapısının ortaya çıkacağını düşünüyor. Bu dönemlerde, biyolojik olmayan zekâ kendi tasarımına erişmesi ve gittikçe artan bir şekilde yeniden tasarım döngüsünde kendisini geliştirmesi bekleniyor. Zaten bu konuyu bu kadar tehlikeli kılan ana unsur da bu. 
Bu ihtimalin gerçekleşme olasılığı bile, bilim dünyasında ‘Voldemort’ etkisi yaratıyor. Tabi ki olay daha ciddi ve gerçekçi. Ancak umarım bizim Mürver Asa’ya ihtiyacımız olmaz ve Ray Kurzweil, yüzde 14’lük ‘hedef şaşırma’ oranını biraz daha yükseltir…

(Bu yazının bazı bölümleri, Martin Ford’un ‘Robotların Yükselişi’ adlı kitabından esinlenerek kaleme alınmıştır. Okuduğunuz için teşekkür eder; yorumlarınızı beklerim.)
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilim insanları, bakterilerden oldukça esnek olan akıllı, biyouyumlu mikrorobotlar tasarlamaya başladı

Yayınlandı

üzerinde

Bir gün EPFL ve ETH Zürih’te yürütülen araştırmalar sayesinde doğrudan hastalıklı dokuya ilaç veren küçük robotları yutabiliyor olacağız. EPFL’de Selman Sakar’ın ve ETH Zürih’teki Bradley Nelson’ın önderlik ettiği bilim insanları grubu, bakterilerden oldukça esnek olan akıllı, biyouyumlu mikrorobotlar tasarlamaya başladı. Bu cihazlar sıvılar arasında yüzebildiklerinden ve gerektiğinde şeklini değiştirebildiklerinden, dar kan damarlarından ve karmaşık sistemlerden hız veya manevra kabiliyetinden ödün vermeden geçebilirler. Elektromanyetik bir alan üzerinden kontrol edilmelerini sağlayan manyetik nanopartiküller içeren hidrojel nanokompozitlerden yapılmaktalar.

EPFL ve ETH Zürih’teki bilim insanları, çevrelerine bağlı olarak şekil değiştirebilecek küçük elastik robotlar geliştirdiler. Science Advances’te yer alan bir makalede, bilim insanları robotun şeklini “programlamak” için geliştirdikleri yöntemi açıkladı; böylece yoğun, viskoz veya hızla hareket eden sıvılar arasında kolayca seyahat edebilir bir tasarım.

Bedenlenmiş zeka: Robotları düşündüğümüzde, genellikle karmaşık elektronik sistemler, sensörler, aküler ve aktüatörlerle donatılmış hacimli makineleri aklımıza getiriyoruz Ancak mikroskobik ölçekte robotlar tamamen farklıdır. Minyatür robotlar üretmek, bilim insanlarının origami bazlı bir katlama yöntemi kullanarak ele aldıkları bir dizi zorluk sunuyor. Yeni hareket stratejileri, gömülü elektronik sistemler tarafından gerçekleştirilen klasik hesaplama paradigmasına bir alternatif olan somutlaşmış zekayı kullanıyor. “Robotlarımız, içinde bulundukları sıvının özelliklerine adapte olmalarını sağlayan özel bir yapıya sahip. Örneğin, viskozite veya ozmotik konsantrasyonda bir değişiklikle karşılaşırlarsa, hızlarını ve manevra kabiliyetlerini korumak için şekillerini değiştiriyorlar.” diyor Sakar. Bu deformasyonlar, hantal sensör veya aktüatör kullanılmadan performansı en üst düzeye çıkarmak için önceden “programlanabilir”. Robotlar, bir elektromanyetik alan kullanarak kontrol edilebilir veya sıvı akışını kullanarak boşluklar içinde kendi başlarına gezinmek için bırakılabilirler. Her iki durumda da, otomatik olarak en verimli şekle dönüşürler.  Doğadan ilham alındı: Nelson “Doğa, çevresel koşulları değiştikçe şekil değiştiren çok sayıda mikroorganizmayı geliştirmiştir. Bu temel ilke, mikro robot tasarımımıza ilham verdi. Bizim için temel zorluk, ilgilendiğimiz değişiklik türlerini tanımlayan fiziği geliştirmek ve bunu yeni üretim teknolojilerine entegre etmek oldu.” diyor. Gelişmiş etkinlik sunmaya ek olarak, bu minyatür yumuşak robotlar da makul bir maliyetle kolayca üretilebilir. Şimdilik araştırma ekibi, insan vücudunda bulunan karmaşık sıvılarla yüzmenin performansını arttırmaya çalışıyor.
Çeviren: Bünyamin TAN
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/01/190118145536.htm

Devamını Oku

Kimya

Türk kimyager Kar ve buzu 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Türk kimyager, 6 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda yerli ve milli kaynaklarla çevre dostu ve eksi 45 dereceye kadar buz ve karı 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretti. Kanada, Rusya gibi ülkelerde denenen ürün, yollarda kar ve buzlanmaya çözüm olarak başarılı bulundu. Kimyager Yücel Kaynak, Samsun Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde (TEKNOPARK) 6 yıl önce hızlı buz ve kar çözücü formülü geliştirmek için bilimsel çalışmalara başladı. Uzun süren araştırmaları sonucu Kaynak, çevre dostu ve eksi 45 dereceye kadar buz ve karı 20 dakika içinde çözebilen özel formüllü granül üretmeyi başararak ürettiği ürüne “Buz Yak” adını verdi.  6 YILLIK ÇALIŞMA SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Özel formüllü “Buz Yak”, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden onay aldı. Kimyager Kaynak, kar ve buz çözücü özel formüllü granülü, 6 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda ortaya çıkardıklarını söyledi.
KANADA, RUSYA AVRUPA VE İSKANDİNAV ÜKLERİNE GÖNDERDİK
Ürünün Ar-Ge çalışmasının tamamlandığını ifade eden Kaynak, “Artık ürünün seri üretiminin yapılması için fabrikasının kurulması gerekiyor. Ürünü deneme safhasında Kanada, Rusya, Avrupa ve İskandinav ülkelerine gönderdik ve başarılı olunca çok büyük talep almaya başladık. Ürünümüz yüzde 80’i ihracat yapılabilecek bir üründür” dedi.
‘KANADA’DAN TEKLİF VAR’  Ürünün Kanada üretimi için kendilerine teklif geldiğine işaret eden Kaynak, şöyle devam etti: “Biz ürünü Türkiye’de üretmek istiyoruz. Ancak bu belli bir yatırım istiyor, bu noktada devletimizden veya yatırımcılardan yardım bekliyoruz. Kendi öz sermayemizle Ar-Ge çalışmalarını tamamlayabildik. Bundan sonra alacağımız destekle seri üretime geçmeyi planlıyoruz. Ürünün içeriği kalsiyum, magnezyum ve asetattan oluşmaktadır. Granülümüz yolu, betonu ve demiri koruyan bir özelliğe sahip. Ürünün muadili yok. Tuza göre kullanımı 10 kat daha az olduğu için hem doğaya daha az ürün atılmış olacak ayrıca doğaya da hiçbir zarar vermeyecek. Doğaya kesinlikle zarar vermemesinin yanı sıra atığı da toprakta gübre etkisi göstermektedir.”
‘EKSİ 45 DERECEYE KADAR DENEMESİ YAPILDI’  Kaynak, ürünün tamamen yerli ve milli bir ürün olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Eksi 45 dereceye kadar ürünün denemesini yaptık. Ayrıca 72 saat ürün yollarda aktivesini koruyor. İlk kullanım anında yüzde 20’si yeterli oluyor. Sonuç itibarıyla 72 saat boyunca ürünün diğer yüzde 80’lik bölümü tekrar yağan kar veya yeniden oluşabilecek buzlanmaya karşı duruyor. Yani tekrar tekrar aynı bölgeye gidilip kar temizleme veya küreme yapılmasının da önüne geçiyor. Bu da kullanım açısından ekonomik oluyor.” Yerli malzemeleri kullanarak formül oluşturdukları için fiyatının uygun olduğunu ifade eden Kaynak, Avrupa ve Amerika’da yapılan ürünlere nazaran 20 kat daha iyi etki sağladığını sözlerine ekledi. Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Teknoloji

Çin’de ilk 5G destekli uzaktan ameliyat yapıldı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bu yıl 5G teknolojisi ile ilgili çok şey duyacağımız kesin. Ancak Çin’ de gerçekleşen 5G destekli uzaktan cerrahi operasyon, geleceğin sağlık teknolojisini şimdiden görmemizi sağlıyor. 2019 yılı hiç kuşku yok ki 5G teknolojisinin çok konuşulacağı bir yıl olacak. ABD, Güney Kore ve Çinli başlıca teknoloji üreticileri 5G destekli cihazlarını piyasaya sürmeye hazırlanıyorlar. Ancak bu konuyla ilgili belki de en heyecan verici gelişmenin Çin’de yaşandığını söyleyebiliriz. Zira Çin’de ilk 5G destekli uzaktan ameliyat başarıyla gerçekleştirildi.  Gecikme süresi sadece 0.1 saniye
Ülkedeki yerel haber kaynaklarına göre 5G teknolojisiyle çalışan dünyanın ilk uzaktan cerrahi ekipmanı Çin’ de başarıyla test edildi. Güneydoğu Fujian eyaletindeki bir doktor, uzak bir bölgedeki bir test hayvanının karaciğerini aldı. Doktor bu ameliyatı 5G bağlantısı üzerinden robotik cerrahi kollar kullanarak gerçekleştirdi.  Doktorun kontrol cihazı ile cerrahi odadaki robot arasındaki gecikme süresinin ise sadece 0.1 saniye olduğ açıklandı. Araştırmacılar bu yüksek hızın potansiyel olarak ölümcül tıbbi hata riskini azaltabileceğini ifade ettiler. 5G destekli ameliyatın önümüzdeki yıllarda yaygınlaşması ile birlikte, yetenekli cerrahların uzak konumdaki hastaları güvenli bir şekilde ameliyat edecekleri ve sayısız hayat kurtaracakları belirtiliyor.
Editör / Yazar: İsa EKİCİ
Kaynak: https://www.ubergizmo.com/2019/01/first-5g-remote-surgery-china/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar