in

Zihin mi beyni kontrol eder beyin mi zihni? Plasebo Nedir?

Plasebo, anlamı -hoşa gideceğim-olan Latince placeo fiilidir. İlk kez 1811’de Quincy Medical Dictionary ve Hopper’s Medical Dictionary adlı tıp sözlüklerinde “hastaya yararlı olmaktan çok onu memnun etmek için uygulanan tedavi” şeklinde tanımlanmıştır. Plasebo, tedavi edilen durum için olası bir etkinliği olmayan herhangi bir tedavi işlemi ya da tedavi işlemi parçasıdır. Plasebo günlük klinik pratikte ve bilimsel klinik çalışmalarda sıkça kullanılır fakat üzerinde pek fazla tartışılmayan bir tedavi aracıdır. Halk arasında ise “şeker hapı” olarak da bilinir, tek işlevini hastaya “işe yarayacağı” söylenerek verilmesinden alan bir telkin maddesidir.

Plasebo etki ise, tedavi amacı ile uygulanan herhangi bir ilaç ya da işlemin, ilacın farmakolojik etkilerinden ya da işlemin olası etkilerinden bağımsız olan ve psikolojik bir mekanizmayı kullanan psikolojik, fizyolojik ya da psikofizyolojik etkisidir. Plasebo tıp bilimi açısından etkisiz olarak kabul edilir fakat hastalar tarafından tedavi edici bir ajan olarak algılanır.

Bazen tıbbi bilgilerin ve müdahalelerin sonuç vermediği durumlarda bu etkiden oldukça faydalanılmıştır. Plasebo etkileri aktif ilaçlardan alınan olumlu yanıtları taklit edebilir, bu etkilere yalancı bir kalkan oluşturabilir ya da durumu potansiyel bir hale çevirebilir ya da tamamen önleyebilir.

Plasebo iki türde karşımıza çıkabilir: Saf olan şekilde ve saf olmayan şekilde. Saf şekilde kullanılan plasebo gerçek plasebo etkisidir. Hasta üzerinde hiçbir tıbbi etkisi olmayacak bir ilaç ya da işlem olarak karşımıza çıkar. Örneğin;Alzheimer hastasına verilen renkli draje şeklindeki ilaçların un,nişasta,laktoz vb maddelerden oluşturulması ve hiçbir tedavi edici özelliğinin olmamasıyla birlikte hastayı kendini gün geçtikçe iyileşmiş olarak hissetmesidir. Gerçekte saf plasebo yoktur. Sadece zihin beyni düşünce gücüyle yönlendirerek bilinci ve duyguları kandırır.

Saf olmayan plasebo ise patoloji için hiçbir etkisi olmayan bir ilaç ya da işlemdir. Örneğin D vitamini eksikliği olmaksızın tüm tahlil sonuçlarının mükemmel derecede düzgün olmasına karşın kullanılan vitamin desteği gibi. Açıklamak gerekirse hem yararı hem de zararı olmayan ilaçlar ya da işlemlerdir.

Plaseboların insan üzerindeki etkisi Harvard Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırma sonucunda yüzde 80 dir. Plaseboyla iyileşmenin anahtarı -inanç-tır. Kişiler her ne kadar manevi inanca en fazla miktarda sahipse durumu kabullenmesi hem bir o kadar kolay olur hem de iyileşme sürecinde kişiye ve tıbbi tedaviye yardımcı olur. Örneğin depresyon durumundaki bir kişiye antidepresan yerine olumlu telkinler, hayaller ve düşünceler empoze ederek kişinin iyileşmesine plasebo etkisi yapmış olur.

Buradan çıkarılması gereken ilk önemli sonuç insan vücudunun başlı başına kendi kendini tedavi edebilen olağanüstü bir sistem olduğunu kabullenmek gerekir.

Plasebo etkisine göre ilaçların rengi, şekli, dozu dahi hastalığa göre seçilir. Örneğin: Zihinsel ve fiziksel rahatlatma sağlayanlar genellikle kırmızı, sarı, turuncu renkte, uyku veya endişe sorunları için genellikle mavi veya yeşil renkte ,kalp hastalıklarında ise genellikle pembe veya şeftali rengindedir. İlacın ne kadar yüksek dozda olursa o derece etkili olduğuna inanılır.

İnsanların birçoğu zihin ve beynin aynı şey olduğuna inanır. Akıl yürütme ya da tüm zihinsel faaliyetlerin beyinden kaynaklandığı sanılır fakat sanılanın tam aksi bu durum zihnin beyni, beyin sinir sistemini ve bilinci yönlendirmesiyle ortaya çıkar. Televizyonlarda gördüğümüz elektrikli süpürgenin hortumunun emiş gücü aracılığıyla eklem ağrılarının giderilmesi, sırt ağrılarının bardak çekme yöntemiyle iyileşmesi, hoş kokuların insanı sakinleştirici özelliği olması, çikolatanın kişiye haz ve mutluluk vermesi, gülmenin insanı duygusal açıdan hayata karşı motive edici, gençleştirici, iyileştirici özelliğinin olması plasebo etkisine verilebilecek örnekler arasındadır. O halde burada beyin mi zihinden bir adım öncedir yoksa zihin mi beyinden bir adım öncedir? Bu sorunun kesin bir açıklaması şu ana kadar bulunamamakla beraber hala tartışıla gelen muammasını korumaktadır. Zihin ve beyin kombinasyonu objektif olarak bakıldığında ayrıştırıcı gibi durmasına rağmen esasında ayrılmaz bir ikilidir.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Plasebo_etkisi , http://turkpsikiyatri.com/C13S1/plasebo.pdf , http://www.acikbilim.com/2014/04/dosyalar/plasebo-iyilesmeye-inanmak.html , https://medical-dictionary.thefreedictionary.com/placebo , https://www.health.harvard.edu/mental-health/the-power-of-the-placebo-effect , , https://www.medicalnewstoday.com/articles/306437.php , https://www.onelook.com/?loc=olthes1&w=hopper , https://www.tzv.org.tr/?#/haber/3705

Makaleye Oy Ver!

2 points
Upvote Downvote

Yorumlar

3 Pings & Trackbacks

  1. Pingback:

  2. Pingback:

  3. Pingback:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

50 Bilgide İnsan Beyni-Bölüm 2

Hamamböcekleri ve karasinekler artarken, neden daha az kelebek ve arı kaldı?