Bizi Takip Edin

Ekoloji

Dünyanın En Büyük Dinozoru Keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Dünyanın en büyük dinozoru ilke defa 2012 yılında kemikleri bulunan Patagotitan Mayorum’dur. Et obur olan Patagotitan Mayorum iki otobüs ya da yarım futbol sahası boyutlarına sahip.
Daha önce görmüş olduğunuz tüm canlı boyutlarından kat be kat büyük olan bu dinozor tam tamına 10 fil ağırlığına sahip ve yaklaşık olarak yarım futbol sahası kadar büyük. 2012 yılında kemikleri bulunan Patagotitan Mayorum türü dünya üzerindeki en büyük dinozor olma özelliğini taşıyor. Bir çiftçi tarafından bulunan 6 farklı Patagotitan mezarından çıkarılan 150 değişik fosili birleştiren arkeologlar, dünyaya gelmiş geçmiş en büyük ot obur dinozorlarından birinin fosilini keşfetmiş oldular.

Patagotitan-mayorum
Tahmini 76 ton ağırlığa sahip olduğu söylenen bu dev dinozorun karşısına çıkacak olan Trannasaurs Rex’ler bile bir hayli küçük kalıyorlar. Yaklaşık olarak 100 milyon yıl önce yaşadığı varsayılan bu canlının burnundan kuyruğuna kadar olan mesafenin 37 metre uzunlukta olduğu düşünülüyor. Bu ölçülerle mavi balinadan bile daha büyük olan bir canlının karada yürümüş olduğu ortaya çıkarıldı. Yüksekliği 6 metreyi bulan Patagotitanlar, boyunlarını yukarı kaldırarak yüksek yerlere ulaşabiliyordu.

biggest_dino-4
Araştırmacılar Sauporod ailesinin üyeleri olan Patagotitan benzeri daha büyük dinozorların keşfi devam ediyor. Daha önce keşfi gerçekleştirilen Argentinosaurus da bu büyük dinozorlardan bir tanesi. Yaklaşık olarak 80 ile 90 ton olduğu düşünülen Argentinosaurus, bu ağırlığına rağmen Arjantin’deki Paleontoloji Müzesi’nde bulunan omurga fosiline göre Patagotitanlardan %10 oranında daha küçük.
Geçmişte yaşamış olan bu efsanevi canlılara ilişkin her geçen gün yeni bir keşif gerçekleştiriliyor. Özellikle büyük boyutlu olan dinozorların keşfi bilim dünyasında heyecan yaratıyor.
Kaynak : https://www.forbes.com/sites/bridaineparnell/2017/08/09/humongous-dinosaur-heavier-than-ten-elephants-is-the-bigge

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Hawking “İnsanoğlu 2600 Yılında Yok Olabilir”

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İnsanoğlunun 2600 yılına kadar yok olabileceği uyarısında bulunan dünyaca ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, artan nüfus ve enerji talebinin gezegeni felakete sürükleyeceğini belirterek Dünya’nın alev topu haline gelebileceğini kaydetti.
Çin’in başkenti Pekin’deki Tencent WE Zirvesi’ne video konferans yoluyla bağlanan Hawking, insanların faciadan kurtulmak için hayata uygun başka bir gezegen bulması gerektiğini söyledi. Hawking, dünyalıların varlığını milyon yıl daha uzatmak istiyorlarsa daha önce kimsenin gitmediği yerlere korkusuzca gitmesi gerektiğini dile de getirdi.
HAYAT İÇİN EN UYGUN GEZEGEN
,eO8nEovHok-EE1O_QAI64w
Yatırımcıları, komşu Alpha Centauri Sistemi’ne seyahati öngören Breakthrough Starshot adlı projesine destek vermelerini isteyen Hawking, bu sistemde hayat için uygun gezegenin olabileceğini tahmin ediyor.
Sputnik’in haberine göre dünyaca ünlü fizikçi, Breakthrough Starshot projesinin uzay aracının ışık hızıyla sadece 20 yılda yıldızlara ulaşabileceğini açıkladı.
Konferansta konuşma yapan Breakthrough Starshot projesinin mevcut yöneticisi Pete Worden, 21. yüzyılın ikinci yarısında, Alpha Centauri yörüngesindeki hayata uygun gezegenin ilk görüntülerinin alınabileceğini ifade etti.

Devamını Oku

Bilim

Medeniyeti Yapay Zeka Değil Biyoteknoloji Yok Edecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bilim insanlarının ortak görüş içerisinde olduğu en önemli konulardan birisi medeniyetin gün geçtikçe tükendiği. Küresel ısınma, hayvan türlerinin yok olması, gıdalarda meydana gelen kıtlık, suların sağlıksız hale gelmesi gibi birçok durum medeniyeti tehdit ediyor. Teknoloji devi Intel’in tıbbi malzeme hizmetlerinin başında olan John Sotos’a göre, biyoteknoloji insan ırkının istikrarı için büyük bit tehdit oluşturuyor.

Life-Science-Biotechnology-2
Sotos kaleme aldığı çalışmasında, “Dünyada medeniyeti yok edebilecek endojen faktörlerin kontrolü – yani Malthus kaynak tükenmesi, nükleer silahlar ve çevre kirliliği – şimdiye kadar büyük nükleer cephaneliklere komuta eden ya da en büyük ulusal ekonomileri yönlendiren çok az kişinin elinde. Ancak, gelişmekte olan teknolojiler bunu değiştirebilir” dedi. Çalışmada insan ırkının sadece 1000 yıl içerisinde ortadan kalkabileceği kaydediliyor.
Teknolojinin insanlık ve medeniyet için büyük bir tehlike içerdiğini kaydeden Sotos, “Teknolojik bir tür olarak ne kadar gelişirsek, o kadar büyük tehlike ortaya çıkıyor” ifadelerini kullanıyor. Aynı zamanda bilim insanı teknolojideki hızlı gelişmenin insan ırkını yok edecek olan şey olduğunu söylüyor.

bg-aperfeicoamento
ElonMusk gibi öncü kişilerin kaydettiği gibi insanlık için en büyük tehdidin yapay zeka değil, biyoteknoloji olduğunu ifade eden Sotos çalışmasında, “Yeryüzünde, mikrobik salgınların teknik olmayan uygarlıkları nasıl bitirdiğini” kaydediyor. Antimikrobiyal ilaçlar böylesi riskleri kısmen hafifletmektedir. Birleşik Devletler Başkanı’nın danışmanları, biyoteknolojinin hızlı ilerleyişinin yakında modern laboratuvar tesislerine erişimi olan teknik açıdan yetkili kişilerin, devletleri yıkıcı etkiye sürükleyen ciddi bir potansiyeli ellerinin altında tuttuğunu ifade ettiler. Son birkaç yılda, bilim insanına göre, biyoteknolojik ürünlerin kötüye kullanılmasının yanı sıra kaza olasılığı da gittikçe artıyor. Sotos, “Biyoteknoloji, kaçınılmaz olarak tehdit ediyor, çünkü doğal olarak çift-kullanımlı: genetik hastalığın tedavisi, genetik hastalığa neden oluyor” diyor.

Kaynak: https://arxiv.org/pdf/1709.01149.pdf

Devamını Oku

Bilim

Uzmanlar Antarktika’da Açılan Büyük Gizemli Deliğin Sırrını Çözemiyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Antarktika’da yüzeyde büyük gizemli bir delik açıldı. Uzmanlar meydana gelen bu deliğin sebebini tespit edemiyor.
Yaklaşık olarak 30 bin kilometrekarelik bir alana sahip olan delik uzmanlar arasında karışıklığın oluşmasına sebebiyet verdi. Ortaya çıkan deliğin sebebi anlaşılamıyor. Bazı uzmanlar iklim değişikliğinin deliğe sebep olduğunu kaydederken, diğerleri tam olarak buna neyin sebep olduğunun bilinmediğini ifade ediyor.

uzmanlar-antarktikada-acilan-buyuk-gizemli-deligin-sirrini-cozemiyor
Toronto Üniversitesi Mississauga kampüsündeki bir profesör olan atmosferik fizikçi Kent Moore’a göre devasa, gizemli delik “Oldukça dikkat çekici, sanki buzda bir delik açmışsın gibi görünüyor”.
Antarktika’da ilk kez büyük delikler ortaya çıkmıyor. Daha önce 1970’li yıllarda meydana çıkan delik tekrar ortaya çıkmadan önce birkaç on yıl boyunca kayboldu. Bu da bilim dünyasında daha büyük kafa karışıklığına sebebiyet veriyor. 2017 yılında meydana çıkan delik şimdiye kadarki deliklerin en büyüğü.

uzmanlar-antarktikada-acilan-buyuk-gizemli-deligin-sirrini-cozemiyor1
Geçtiğimiz yıllarda Toronto Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ve Güney Okyanus Karbon ve İklim Gözlem ve Modelleme (SOCCOM) projesi kapsamında bölge uydu teknolojisiyle izlenirken, büyük bir delik keşfedildi. Kent Moore, deliğin bir süre ortadan kaybolduğunu ve sonra geri döndüğünü ve bunun oldukça dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Son birkaç seneden beri Antarktika kıtasında çok ani değişimler gözlemleniyor. Yaşanan bu ani değişimlerin en büyük sorumlusu olarak küresel ısınma gösteriliyor. Büyük deliklerin ortaya çıkması da bazı bilim insanları tarafından iklim değişimi olarak adlandırılıyor. Ancak bilim insanları iklim değişimi ve büyük deliklerin ortaya çıkması arasında henüz bir bağ kuramadı. SOCCOM projesindeki araştırmacılar, büyük deliklere neyin sebep olduğunu araştırmayı sürdürüyorlar.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/massive-mysterious-hole-just-opened-antarctica-experts-cant-explain/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar