fbpx
Connect with us

Teknoloji

Elon Musk, BFR’nin Adının Değiştirildiğini Duyurdu

Published

on

Henüz yapım aşamasında olan BFR’nin (Big Falcon Rocket) adı değiştirildi. SpaceX’in CEO’su olan Elon Musk, roketin yeni adını Starship olarak duyurdu. Starship yalnızca geminin yük ve yolcu taşıyan kısmının ismi olacak. Starship’i Dünya’nın yer çekiminden kurtaracak roketin adı ise Super Heavy olarak belirlendi.Böylelikle; SpaceX’in yeni uzay aracının tam adı Starship Super Heavy oldu.

Duyuruyu Twitter’dan açıklayan Musk, bir takipçisinin ”Yıldızlararası bir görev gerçekleştirmeyen bir uzay gemisi, ‘Starship’ olarak adlandırılamaz” yorumuna, ‘’Sonraki sürümleri yapacak’’ yanıtını verdi. Bu yanıttan da anlaşılacağı üzere Musk ve şirketin hedefinde yıldızlararası yolculuk var. Ancak bu durumun gerçekleşmesi için oldukça uzun bir süre beklememiz gerekiyor. SpaceX, uzun süre önce tanıttığı BFR (Big Falcon Rocket) yani yeni adı olan Starship ile uzaya bakış açısını değiştirmeyi amaçlıyor.

Şu an aktif olarak üretimi yapılan roketin, 2020 yılından sonra Falcon 9 ile Falcon Heavy roketler ve Dragon kapsülünün yerini alması amaçlanıyor. Bu roketle 2022 yılında kızıl gezegen Mars‘a ilk kargo görevini yapmak isteyen şirket, bu amacı için ilk uçuş testine hazırlanıyor. Bu arada roketin dünya içerisinde yolcu taşıma amacı da bulunuyor. Şirket, daha önce 12 saat süren Londra – Hong Kong arasını 34 dakikaya indirmeyi hedefliyor.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://techcrunch.com/2018/11/19/elon-musk-just-renamed-spacexs-big-f-rocket/

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

İşte, Toyota’nın Ay’a göndereceği dev keşif aracı

Published

on

Japon otomotiv devi Toyota, uzay sektörüne çok ilginç bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Japonya Uzay Araştırma Organizasyonu (JAXA) ile iş birliği yapan şirket, Ay’a dev bir araç göndermek için hazırlıklara resmen başladıklarını duyurdu. Bugün yapılan ortak açıklamada uzay aracının ilk temsili videosu ve detayları da paylaşıldı. JAXA’nın resmi internet sitesi üzerinden yayınlanan yazıda arabanın Ay’da taşımacılık yapma amacıyla kullanılacağı belirtiliyor. Otonom sürüş kabiliyetlerine sahip olacağı söylenen araç, iki astronotu Ay yüzeyinde tam 10 bin kilometre boyunca taşıyabilecek. Ayrıca istenildiği takdirde ekstradan iki yolcu daha taşıyabilecek. Son olarak aracın, 2019 Toyota 4Runner SUV modelinin tam iki katı uzunluğunda ve iki katı genişliğinde boyutlara sahip olduğu belirtiliyor.

Ay arabasının güç ihtiyacı ise tamamıyla yenilenebilir enerji teknolojileriyle karşılanacak. Toyota’nın geliştirdiği yakıt hücresi teknolojisi Ay aracında kullanılacak. Yakıt hücrelerinin katlanabilir güneş panelleriyle sarj edilmesi planlanıyor.

Konuyla ilgili bazı açıklamalar yapan JAXA başkanı Hiroshi Yamakawa,”Zorlu keşif maceralarımızda Toyota’nın da bize katılması kendimize olan güvenimizi kuvvetlendiriyor. Basınçlı kabinlere sahip insanlı bir araç, geniş ölçekli keşif görevlerimizde çok önemli bir rol oynayacak. Ay’ın yüzeyini daha hızlı ve daha verimli bir şekilde araştırabileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Toyota ve JAXA ikilisi, dev aracı 2029 yılı gibi Ay yüzeyine indirmeyi hedefliyor. Uzay ajansının verdiği tarih biraz geç gibi görünebilir ancak zaten o tarihe kadar herhangi bir insanlı görev düşünülmüyor. JAXA’nın şu andaki hedefi 2030 yılında Ay’a ilk Japon astronotları indirmek. Yani Toyota’nın 2030’a kadar aracı hazır hale getirmesi yeterli olacak.

Toyota’nın Ay arabasının NASA gibi diğer uzay ajansları tarafından da kullanılması bekleniyor.

Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jamiecartereurope/2019/03/12/toyota-reveals-self-driving-moon-car-as-japan-prepares-to-land-astronauts-on-the-moon/

Continue Reading

Teknoloji

Çin yapay zeka çalışmalarında ABD’yi geride bırakma yolunda

Published

on

Çin, yapay zeka alanında dünyada en fazla atıf alan makale sayısı bakımından ABD ile farkı giderek kapatıyor.

ABD’deki Allen Yapay Zeka Enstitüsünün, Semantic Scholar Project’in derlediği verilere dayandırdığı habere göre, Çin’de üretilen yapay zeka konulu bilimsel araştırmaların, en fazla atıf alan makalelerin sayısı bakımından ABD’yi gelecek yıllarda geçeceği tahmin ediliyor.

1982-2018 yıllarını kapsayan verilere ve mevcut artış eğilimlerine bağlı olarak yapılan ileri dönük tahminlere göre, Çin’in yapay zeka alanında dünyada en fazla atıf alan yüzde 50’lik dilimdeki makale sayısının bu yıl içinde ABD’yi yakalaması bekleniyor.

‘ÇİN, 2025 YILINDA ABD’Yİ GERİDE BIRAKACAK’

Çin’in en fazla atıf alan yüzde 10’luk dilim içindeki makale sayısının gelecek yıl, yüzde 1’lik dilim içindeki makale sayısının ise 2025 itibarıyla ABD’de üretilmiş makalelerin sayısını aşacağı öngörülüyor.

ABD’nin en fazla atıf alan yüzde 10’luk dilimdeki makale oranı 1982 yılında yüzde 47 iken, 2018 sonunda yüzde 29’a geriledi. Öte yandan Çin’in yüzde 10’luk dilimdeki payı 1982 yılında yüzde 1’den azken, 2018 sonunda yüzde 26,5’e kadar çıktı.

Çin’de üretilen yapay zeka konulu makalelerin toplam sayısı, 2006 yılında ABD’yi geride bırakmıştı. Ancak ileri teknolojiyi konu edinen bilimsel çalışmaların etkinliği atıf sayısına göre değerlendirildiği için, ülkenin o alandaki başarısı atıf alan makalelerinin oranıyla ölçülüyor.

Çin yönetimi 2017’de, 2030 yılında yapay zeka alanında dünya lideri olmak hedefine yönelik planlarını kamuoyuna duyurmuştu. Ülkenin yapay zeka alanındaki bilimsel araştırmalarının saysının özellikle 2000’li yılların başından itibaren hızlı bir artış gösterdiği gözleniyor. Kaynak: (Sputnik)

Continue Reading

Bilim

Lastiğin esnekliğini ve metalin gücünü birleştiren yeni bir yüksek teknolojili fiber malzeme geliştirildi

Published

on

ABD’li bilim insanlarınca, lastiğin esnekliğini ve metalin gücünü birleştiren yeni bir yüksek teknolojili fiber malzeme geliştirildi. Daha güçlü ve kırılmaz olan bu malzeme insan derisini taklit ediyor fakat ayrıyetenelektrik iletip kullanımından sonra kendisini iyileştiriyor ki bunlar gerilebilir elektronik ve yumuşak doku robotiği için önemli faktörlerdir. Ayrıca bu malzeme ambalajlama ya da yeni nesil tekstil için de kullanılabilir. Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi’nden Profesör Michael Dickey “Bu malzemeyi açıklamanın iyi bir yolu, lastik bantları ve metal kabloları düşünmektir. Bir lastik bant çok esneyebilir, ancak onu germek fazla güç gerektirmez. Bir metal kablo gerilmesi için çok daha fazla güç gerektirir, ancak fazla gerilmez, siz onu çok fazla geremeden kopar. Ürettiğimiz malzemeler bu iki farklı özellik için en iyisidir” diyor.

“Doğada bulunan dayanıklı maddeler, birçok biyolojik dokunun yapısal bütünlüğünü dış etkenlere karşı korur. Örneğin, kolajen enerjiyi hızlı ve etkili bir şekilde dağıtan ve kesiklerin yayılmasını önleyen toplanmış liflerden oluşan bir ağda cildi kuvvetlendirir. İnsan kası, gerilme yükünü emmek için tersine doğru açılan tilin biyomolekülüyle güçlendirilir.” “Bu tür dokuların sadece gerilme deformasyonuna uyum sağlaması için gerilebilir olması gerekmez, aynı zamanda mekaniksel arızaların önüne geçebilmesi için dayanıklı da olması lazım.” “Bu özellikleri taklit edebilme yeteneği hem paketleme ve koruyucu ekipman gibi pratik fonksiyonlar için hem de gerilebilir elektronik, yumuşak doku robotiği ve elektronik doku gibielongasyona maruz kalan yeni uygulamalar için önemlidir.”

Yeni fiber malzeme, metal malzemeden veya polimer kılıftan tek başına çok daha sert olan elastik bir polimer kılıfla çevrili galyum metalden oluşan bir göbeğe sahiptir. Üstüne basınç uygulandığında, fiber malzeme metal göbeğin mukavemetine sahiptir; ancak metal koptuğu zaman, polimer kılıf metalin kırılmaları arasındaki gerilimi emdiği ve baskıyı çekirdeğe geri aktardığı için tel bozulmamaktadır.

Bu tepki, insan dokularının kırık kemiği bir arada tutmasına benzer. Dickey, “Metal göbek her kırıldığında, tel uzatıldıkça enerji emmesini sağlayan bir enerji yayıyor. Uzatıldığında ikiye bölmek yerine, süreç boyunca birçok ek kopmalara neden olurken, bozulmadan önce kendi boyutunun yedi katı kadar uzayabilir. Başka bir şekilde düşünecek olursak, tel birden kopup ağırlığı birden düşürmez. Onun yerine, iç kopmalarda tekrar tekrar enerji bırakarak, teltik ağırlığı yavaşça ve düzenli bir şekilde bırakır.”

“İç göbek kırıldığında iletkenliğini kaybetmesine rağmen galyum göbeği de iletkendir. Ve teller, metal göbeklerin eritilip tekrar birleştirilmesiyle yeniden kullanılabilir. “

Çalışmanın ilgili yazarı “Cildin dayanıklılığını taklit edebilsinler diye mühendislik malzemelerine ilgi çok fazla. Ve cildin dayanıklılığını geçmiş ancak halen cilt kadar esnek olan bir fiber malzeme geliştirdik. Bu kavram çalışmasının kanıtı için galyum kullandık, ancak fiber malzemeler göbekte ve kabukta farklı malzemelerin kullanılmasıyla mekanik özelliklerini değiştirmesi için ya da işlevselliği daha yüksek sıcaklıklarda da sürdürebilmesi için ayarlanabilir” diyor.

“Bu sadece kavramın bir kanıtı, lâkin çok fazla potansiyele sahip. Bu fiber malzemelerin yumuşak doku robotiğinde ya da çeşitli uygulamalar için tekstil içine dokunduğu zaman nasıl kullanılabileceği konusunda çok ilgiliyiz.”

Çeviri: Buğrahan Duymaz

Kaynak: https://www.goodnewsnetwork.org/scientists-develop-new-material-as-flexible-as-elastic-but-tough-as-steel/

Continue Reading

Öne Çıkanlar