fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

İlk Keşfedilen Asteroid: Ceres

Yayınlandı

üzerinde

1 Ocak 1801 gecesinde Guiseppe Piazzi adında Palermo, İtalya’dan bir rahip, gökteki yıldızların haritasını çıkarıyordu. 3 gecedir, aynı yıldızlara bakıp dikkatlice mesafelerini ölçerek kağıda geçiriyordu. O gece yıldızları ölçtü. Sonraki gece onları tekrar ölçtü. Şaşırtıcı bir şekilde, bir tanesi hareket etti. 3. gece, tuhaf yıldız tekrar hareket etti. Bu onun bir yıldız olmadığı anlamına geliyordu. O, yeni bir şeydi: keşfedilen ilk asteroid. Piazzi ona sonrasında Ceres adını verdi.

Asteroid Nedir?
Asteroidler Güneş’in yörüngesinde dolaşan kaya ve metal parçalarıdır. 900 kilometrekarelik genişliğiyle, Ceres oldukça büyük bir asteroid ama Piazzi’ninki gibi bir teleskoptan, Ceres iğne ucu kadar bir ışıktı. Tıpkı bir yıldız gibi. Asteroid kelimesi aslında yıldız benzeri anlamına gelir. Yıldızlar ve Asteroidler arasındaki fark gökteki hareket biçimiyle belirlenebilir. Tabii ki Piazzi bunların hiçbirini bilmiyordu. Tamamen yeni bir şey keşfettiğini de. Daha çok bilgi için, Piazzi’nin Ceres’in gökteki hareketini izlemesi ve ardından Güneş yörüngesini hesaplaması gerekiyordu. Bu yüzden her bulutsuz gecede, teleskobunu göğe çevirdi.

Her gece ince ölçümler yaptı, ta ki yapamayana değin. Güneş önünü kesti. Ceresin yörüngesi değişti. Bu Ceres’in sadece Dünya’da gündüz iken gökte olduğu anlamına geliyordu. Güneş’in parlak ışığı bu küçük asteroidi görünmez kılıyordu. Astronomların Ceres’in yörüngesini hesaplamaları gerekiyordu. Bu şekilde sonsuz gökyüzünde, herhangi bir gecede nerede olabileceğini tahmin edebileceklerdi. Fakat hesaplamalar yorucu, sonuçlar ise kesin değildi. Birçok astronom Ceres’i aradı. Ama nereye bakacaklarını bilemediklerinden kimse onu bulamadı. Şanslı bir şekilde, çalışkan matematikçi Carl Friedrich Gauss kayıp asteroidin haberini aldı. Bu bulmacayı ilgi çekici buldu ve işe koyuldu.

İhtiyacı olan matematiksel metodlara sahip olmadığını anlayınca, bugün hala kullanmakta olduğumuz yeni metodlar icat etti. Yeni yörüngeler türetti. Ceres’i nerede arayacağımız konusunda yeni tahminlerde bulundu. Macar gök bilimci Baron Franz Xaver von Zach, Gauss’un tahminleriyle Ceres’i aradı. Bulutlarla dolu geçen haftalardan sonra 31 Aralık 1801’de von Zach sonunda açık bir geceye kavuştu. Teleskobundan baktı ve sonunda Ceres’i gördü. O günden beri Ceres’in izini kaybetmedik. Günümüzde sayısız asteroid keşfettik. Ceres de dahil çoğu Güneş’i Mars ve Jüpiter’in arasından turluyor. Dünya’ya yakın asteroidler ise Güneş’i Dünya’ya daha yakın turluyorlar. Biz bu konuyu anlatırken 16,407 yeni Dünya’ya yakın asteroid keşfetti. Sürekli yeni asteroidler keşfettiğimizden, siz bu yazıyı okumayı bitirene kadar, sayıya yüzler ve binler eklenecek. Günümüzde asteroid avcıları, bir tanesi uzayda olmak üzere modern teleskoplar kullanıyor. Bilgisayar görüntüleri analiz ediyor ve arşiv merkezlerine rapor etmeden önce, insanlar sonuçları kontrol ediyor.

Keşfedilen her asteroidin yörüngesi kendine özgüdür. Yörüngeler astronomların bir asteroidin herhangi bir zamanda nerede olacağını tahmin etmesini sağlar. Bazı iyi bilinen asteroidlerin günümüzden 800 yıla kadar her gün nerede olacağını hesaplayabiliyor olsak da, çoğu asteroid yörüngeleri 80 yıla kadar tahmin edilebiliyor. Bize çarpmak üzere yaklaşan bir tanesi olması riskine karşı asteroidleri aramayı asla bırakmamalıyız. Fakat gök bilimciler asteroidleri yalnızca aramaz. Üzerinde nasıl oluştuklarını, nasıl yapıldıklarını ve bize Güneş Sistemimiz hakkında ne söyleyeceklerini anlamak için de üzerinde çalışırlar. Günümüzde Piazzi’nin hayalini bile kuramayacağı bir şey yapıyoruz. Asteroidlere onlar üzerinde çalışacak uzay araçları gönderiyoruz. Down adında bir uzay aracı 4 yıla aşkın bir sürede ana asteroid kuşağında milyarlarca kilometre dolaştı. Orada Ceres’i ve Vesta adından başka bir asteroidi ziyaret etti. Down’ın görselleri Piazzi’nin küçük parlayan noktasını kraterlerle, göçüklerle ve dağlarla dolu başka bir şeye dönüştürdü.
Kaynak: https://www.wikizero.pro/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQ2VyZXNfKGMlQzMlQkNjZV9nZXplZ2VuKQ

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

NASA, Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurmuş

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA uzmanlarının Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri seferi planlamak üzere, Çin’in keşif aracını ve aktarım uydusunu kullanmak için talepte bulunduğu ortaya çıktı. Çinli gökbilimciler Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurduğunu açıkladı. “South China Morning Post” gazetesinde yer alan habere göre, Çin’in Ay misyonunun Baş Bilim İnsanı Vu Veyrın, NASA uzmanlarının ayın karanlık yüzüne iniş yapan Çang’ı-4 uzay aracını ve Çüeçiao aktarım uydusunu ABD’nin Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı seferde kullanmak için talepte bulunduğunu belirtti.

NASA uzmanlarının söz konusu talebi birkaç yıl önce uluslararası konferansta kendilerine ilettiğini vurgulayan Vu, uzmanların Çüeçiao aktarım uydusunun operasyon süresinin uzatılmasını ve Çang’ı-4 uzay aracı üzerine NASA’ya ait bir işaretçi cihaz yerleştirilmesini istediğini aktardı. Vu, Amerikaların söz konusu donanımları Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri kendi seferlerinin detaylarını planlamak amacıyla kullanmak istediklerini bildirdi.

ABD yasaları Çin ile uzay alanındaki iş birliği yapılmasını yasaklıyor. Olası teknik iş birliği için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor. Çang’ı-4 insansız keşif aracı 3 Ocak’ta Ay’ın karanlık tarafına yumuşak iniş yapmıştı. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Kaynak: https://www.scmp.com/news/china/science/article/2182253/nasa-wanted-use-chinas-spacecraft-plan-new-american-moon-mission

Devamını Oku

Uzay

Ay’da yeşeren filizler karanlık çökünce soldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin Ay’ın karanlık yüzüne gönderdiği Chang’e-4 uzay aracında filizlenen pamuk bitkisinin solduğu duyuruldu. Ay’da ilk kez biyolojik bir maddenin büyümesi insanlığın uzay yolculuğu açısından büyük önem taşıyan bir gelişme olarak görülüyordu. Bitkinin büyümesi Ay’ın yüzeyinin gün ışığı almasına bağlıydı. Ancak Ay’ın ‘karanlık yüzü’ne gece çöküp sıcaklığın -170 dereceye düşmesi bitkinin ölmesine neden oldu. Deneyi planlayan Chongqing Üniversitesi’nden Profesör Xie Gengxin, bu gelişmenin sürpriz olmadığını, Ay’daki gece nedeniyle bitkinin zaten kısa ömürlü olmasının beklendiğini söyledi. Chang’e-4 adlı keşif robotu Ay’a indikten sonra ilk kez gece göreceği için Pazar günü “uyku moduna” geçmişti. Ay’da gece yaklaşık iki hafta sürüyor. Bu süre sonunda uzay aracı yeniden aktif hale gelecek. Güneş ışınlarının dik düştüğü zamanlarda da sıcaklık 120 dereceyi bulduğundan cihazlar yine uyku moduna geçiyor. Atmosfer, sıcaklıktaki aşırı dalgalanmalara karşı tampon işlevi görüyor. Ancak Ay’da atmosfer yok.
Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir
Chang’e-4, yüzeyi ile ilgili ayrıntılı ölçümler yapmak ve mineral bileşimi hakkında bilgi toplamak amacıyla 3 Ocak’ta Ay’ın ‘karanlık yüzü’ndeki Aitken havzasına iniş yapmıştı. Ay’ın kendi etrafında ve Dünya etrafında dönüş süresi aynı olduğu için buradan bakıldığında hep aynı yüzünü görüyoruz. Diğer yüzü gerçekten “karanlık” olduğu için değil, ama hakkında bilgi sahibi olmadığımız için öyle adlandırılıyor. Derin bir krater olan Aitken havzasının, Ay’ın oluşumundan kısa bir süre sonra dev bir çarpma etkisiyle oluştuğu ve bu çarpmayla uydunun merkezindeki bazı maddelerin yüzeye çıktığı tahmin ediliyor. Eğer görev umulduğu gibi sonlanırsa Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir. 
Ay’daki ortamı etkilemeyecek
Çin Ulusal Uzay İdaresi, bitkinin tümüyle kapalı olan kutu içinde çürüyeceğini, Ay’daki ortamı etkilemeyeceğini açıkladı. Astronotlar daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bitki yetiştirmişti. Ancak Ay’da filizlenen ilk bitki pamuk tohumu oldu. Bu deney ayrıca patates, maya ve kaya teresi tohumları da içeriyordu, ancak hiçbirinde filizlenme belirtisi görülmedi. Kapalı kutuda ayrıca meyve sineği yumurtaları da bulunuyordu. Böylece kutuda küçük bir ekosistem oluşturulması planlanmıştı. Bitkiler oksijen üretecek, sinekler maya ile beslenecek ve fotosentez için gerekli karbondioksiti üretecekti. Sinek yumurtalarının sonuç verip vermediği açıklanmadı. Xie, Salı günü Çin’deki Inkstone adlı haber sitesine yaptığı açıklamada “Meyve sinekleri tembel hayvanlardır. Yumurtadan çıkmamış olabilirler” demişti. Kaynak: BBC

Devamını Oku

Uzay

Ay’a gönderilen tohumlar filizlendi

Yayınlandı

üzerinde

Çin’in ay başında Ay’ın karanlık yüzüne inen keşif aracı Çang’ı-4′ ün, Dünya’nın uydusuna götürdüğü tohumlar filizlendi. Komünist Parti’nin yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin Çin Ulusal Uzay İdaresi’ne dayandırdığı habere göre, Çang’ı-4’ün Ay’a götürdüğü pamuk tohumları filiz verdi. Gazete, pamuk filizlerinin görüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı ve “İnsanoğlunun Ay’daki ilk biyolojik deneyi tamamlandı” ifadesini kullandı.

Keşif aracında suni bir ortamın yaratıldığı kapalı kutunun içinde bulunan tohumların, Dünya’daki kontrol merkezinden sulama komutu gittikten sonra filizlendiği belirtildi. Çang’ı-4, Ay’a pamuğun yanı sıra patates tohumu, maya ve meyve sineği yumurtaları içeren toprak götürmüştü. Astronotlar yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) bitki yetiştiriyor ancak Ay’da bugüne kadar böyle bir deney yapılmamıştı. Deney, astronotların yer alacağı uzun süreli uzay keşifleri açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Şinhua ajansı da Çang’ı-4’ün bugüne kadar Dünya’ya 170 kadar fotoğraf gönderdiğini duyurdu.

İnsansız keşif aracı Çang’ı-4, 3 Ocak’ta Ay’ın dünyadan görünmeyen karanlık yüzüne inmişti. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2019/jan/15/china-germinates-first-seed-on-moon-cotton-shoot-change-4

Devamını Oku

Öne Çıkanlar