Eski Kayıp Bir Kıtanın Parçası Kanada Kıyısında Keşfedildi!

Eski Kayıp Bir Kıtanın Parçası

Eski Kayıp Bir Kıtanın Parçası Kanada Kıyısında Keşfedildi!

Bilim insanları Kuzey Kanada’nın izole vahşi doğasına gömülü Dünya’nın kıta kabuğunun milyonlarca yıl önceden kalma kıymık bir kalıntısını ortaya çıkardılar.
Kanada anakarası ile Grönland arasında bulunan Baffin Adası, 500.000 kilometrekareyi aşan büyük bir Arktik genişliktir. Ayrıca bu da onu dünyanın beşinci büyük adası yapıyor.
Ada, Kanada’daki en yeni tanınmış bölgenin bir kısmını oluştururken – 1999’da resmen kurulan Nunavut – yeni bir keşif, bu antik kara kütlesinin şimdiye kadar geriye doğru uzanan ve aslında uzak bir jeolojik devirden kaynaklanan açık bağları olduğunu, gösteriyor.

Eski Kayıp Bir Kıtanın Parçası Kanada Kıyısında Keşfedildi!

Baffin Adası’nın güneyindeki Chidliak Kimberlite Eyaleti’ndeki elmas arama sondajından çıkarılan magmatik kaya örneklerini analiz ederken, araştırmacılar kayada bulmayı hiç beklemedikleri bir mineralin izini keşfettiler.

British Columbia Üniversitesi’nden Jeolog Maya Kopylova, “Kimberlitler, yüzeye giderken yolcuları alan yeraltı roketleridir.”
“Yolcular, zaman içinde gezegenimizin yüzeyinin çok altındaki koşullar hakkında zengin ayrıntılar taşıyan sağlam kaya parçalarıdır.”

Araştırmacılar Hall Yarımadası’nda bulmayı beklemiyorlardı.

Bu durumda, bu yolcular çok uzun bir yolculuk yapmışlardı. Ekip diyor ki 150 kilometrenin (93 mil) altındaki derinliklerde oluşan bunun gibi kimberlit kayalar hem jeolojik hem de kimyasal kuvvetler tarafından yüzeye sürülür. (Adını 1870 yılında ilk defa bulunduğu Güney Afrika’nın Kimberley şehrinden alan kimberlit, elmas oluşumuna sahiplik yapan volkanik bir kayaçtır.)
Jeolojik bileşen açısından, günümüz Baffin Adası’nın altında ortaya çıkmaları, yaklaşık 150 milyon yıl önce, Kuzey Atlantik Cratonunun (NAC) kıtasal plakasının çatlaması sırasında meydana gelen devasa bir dağılımın sonunu temsil ediyor.
Bu NAC, milyarlarca yıl önce Arkeyan Devir’e dayanan ve dünyanın en ilk kıtasal kabuğunun en iyi mostralarından bazılarını temsil eden litosferik kaya parçalarını temsil etmektedir.
Milyonlarca yıl önce parçalara ayrılan NAC, İskoçya, Labrador ve Grönland’da ortaya çıktı. Ancak araştırmacılar Baffin Adası’nın Hall Yarımadası’nda bulmayı beklemiyorlardı.

Eski Kayıp Bir Kıtanın Parçası Kanada Kıyısında Keşfedildi!

Kopylova, “Kuzey Atlantik Craton’unun diğer bölümlerinin mineral bileşimi o kadar eşsiz ki, hiçbir şekilde yanılma ihtimalimiz yoktu.” dedi.
“Parçaları birbirine bağlamak kolaydı. Kuzey Kanada’da – Kuzey Quebec, Kuzey Ontario ve Nunavut’taki – eski antik kraterlerde tamamen farklı mineralojiler vardır.”

Petrografi, Mineraloji ve Termobarometri Analitik Teknikleri Kullanıldı

Bulgulara ulaşmak için ekip, kimberlit bölgesinden alınan ksenolit adı verilen 120 kaya örneğini incelemek için petrografi, mineraloji ve termobarometri dahil olmak üzere bir dizi analitik teknik kullandı.
Sonuçlar, Chidliak mantosunun, Batı Grönland’daki NAC kayalarına, yığın bileşimleri ve mineral kimyaları açısından “çarpıcı bir şekilde benzediğini” ve diğer kratonlardan markerlerle çok sayıda zıtlık ortaya koyduğunu gösterdi.

Yazarlar makalelerinde şöyle açıklıyor: “Chidliak mantosunun sadece tek bir bitişik kratonik manto bloğu olan NAC ile yakınlık gösterdiği sonucuna varıyoruz.”
“Bu benzerliği, sonraki ayrı kıtasal parçalara geçişten önce Hall Yarımadası Bloğunun ve NAC kratonunun kratonik litosferinin eski yapısal tutarlılığını göstermek olarak yorumluyoruz.”

Yeni bulgular, NAC’nin bilinen genişliğinin yaklaşık yüzde 10 daha fazlasını – bu inanılmaz eski kabuğun oldukça büyük bir parçasını – keşfettiğimiz anlamına geliyor. Daha modern manto modelleme teknikleri sayesinde her zamankinden daha fazla derinliklerde dünyanın bilinen en eski kaya oluşumlarının şeklini tasavvur edebiliyoruz.

Kopylova, “Bu örneklerle antik kıtaların şekillerini daha derin manto kayalarına dayanarak yeniden inşa edebiliyoruz” diyor.
“Artık sadece dünyanın hacminin yüzde birini oluşturan en üstteki ince katmanını anlamıyor ve haritalamıyoruz. Aynı zamanda bilgimiz tam anlamıyla ve sembolik olarak çok daha derin.”

Çin Yalan Söylemeye Devam Ediyor mu?

Tarihin En Büyük Salgını İspanyol Gribi Hakkında Her Şey