fbpx
Connect with us

Uzay

Uzay Yolculuklarının Önündeki En Büyük Sorun Çözüldü

Published

on

Mars’ı kolonize etmek isteyen insanoğlunun önünde çözmesi gereken çok fazla sorun var. Oksijen ve su kaynağı, insanların uzun süren uzay yolculukları yapmalarına; bir başka gezegende, Dünya’dan uzun süreler boyunca ayrı kalmalarına engel oluyor. Bilim insanları da bu sorunun çözüldüğünü, uzay ortamında suyu oksijen ve hidrojene ayrılabildiklerini açıkladılar. Önümüzdeki birkaç yıl -özellikle 2020 ila 2030 yılları arasındaki dönemde- Mars’ı bir başka insan dünyası haline getirmek için ileri düzey çalışmalara başlanacak. Bu yolculuklarda ve ilk giden insanların hayatında sorunlarla karşılaşılmaması adına, uzay ajansları ve şirketleri büyük çapta araştırmalar yürütüyorlar.
Elbette tek plan bize en yakın ve en benzer gezegen olan Mars’ı kolonize etmek değil. Günümüz koşullarında biraz uzak kalan, ancak günün birinde mutlak süretle ulaşmak için çalışmaları hızlandıracağımız 55 adet Dünya benzeri gezegen var. Bu gezegenlerin bir kısmında su olduğuna dair ciddi kanıtlar elde ediyoruz. Hatta su döngüsü ve atmosfer olduğu söyleniyor. Yapılan son çalışmalar ise hem Mars’ta, hem uzun uzay yolculuklarında, hem de olası bir ötegezegen ziyaretinde insanın en büyük sorununu çözüme kavuşturdu. Nature Communications’da yayınlanan yeni bir çalışma, sıfır yerçekimi koşullarında yarı iletken bir malzeme ve güneş ışığını -veya bir başka yıldızın ışığını- kullanarak sudan oksijen üretmenin başarılı olduğunu ortaya koydu. Bu da oksijenin bir ortamda oksijen kaynağı yaratmak için suyu uzayda elektrolize etmek demek.
Bildiğiniz gibi su molekülü iki hidrojen bir oksijen atomundan oluşuyor. İçindeki oksijeni açığa çıkartmak için yapılması gereken şey, bu atomları elektrik vasıtasıyla ayırmaktan geçiyor. Liselerde elektroliz olarak gördüğümüz bu yöntemle, dünya koşullarında oksijen üretebiliyoruz. Asıl sorun bunu yer çekimi olmayan, yani suyun bir kap içinde değilde farklı bir formda durduğu, doğrusal olmayan kuvvetlerin uygulandığı mekanlarda yapabilmekti. İşte araştırma bu soruna çözüm buldu. Su ile bir roket ateşlemek, patlayıcı ve yanıcı olan yakıtlarla roket fırlatmaktan daha güvenli ve ekonomik bir yöntem. Uzay ortamında devam eden yolculuklar için sudan nefes almak ve aynı zamanda hidrojenle yakıt sorununu çözmek dahiyane bir yöntem. Bunu yapmak için iki farklı yöntem var.
Birisi, güneş ışığını yakalayarak onu elektrik akımına çevirmek; elde edilen akımla -tıpkı dünyada yaptığımız gibi- suyu elektroliz etmek. Alternatif yöntem ise ışık parçacıkları olan fotonları, suya yerleştirilmiş olan bir yarı-iletken malzemeyle yakalayarak, “foto katalizör” adı verilen yöntem. Bir fotonun enerjisi, su molekülündeki atomlarda bulunan elektronlar tarafından emiliyor, ardından ayrışma işlemi gerçekleşiyor. İyi haberler bununla da sınırlı değil. Söz konusu işlemler, uzay ortamında tersine de çevrilebiliyorlar. Yani hidrojen ve oksijen atomlarını tekrar birleştirip su üretmek de mümkün. Bilim insanlarının yerçekimi ile tam anlamıyla alay ettikleri bu araştırmada, su kabarcıkları, piramit benzeri küçük yapıların içinde hareket ediyorlar. Kaynak: https://www.sciencealert.com/scientists-just-showed-its-possible-to-split-water-into-hydrogen-and-oxygen-in-space

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

Mars One İflas Etti

Published

on

Yaşadığımız yerküreye her ne kadar büyük bir sevgi beslesek de başka bir gezegende yaşamak için oldukça istekliyiz. Tabii şu an Dünya gezegenindeyiz. Mavi yumurtalarla milyonlar kazanan bir girişimciden(!); insanların Dünya’dan kurtulma isteğini kullanan bir turizmciye(!) kadar çeşit çeşit insanla birlikte yaşıyoruz. Ve o turizmci, “Mars’a gidiyoruz” diyor. Her iki kişinin de ortak noktası; dolandırıcılık.. Ancak, Mars projesi büyük bir duvara tosladı. Uzay araştırmalarını sürdürebilmemiz için teknolojinin yanı sıra finansman da çok önemli noktalardan birisi. Uzay araştırmaları hala ağırlıklı olarak devletlerin ayırdığı bütçelerle sürdürülüyor. tabii özel girişimcilerin eli de boş durmuyor. Bir girişimci, Mars’a ilk insanları göndermek için gerekecek bütçeyi, bu süreci televizyon şovuna dönüştürerek oluşturmayı planlıyordu. Mars One adı verilen projede, Mars’taki ilk insan kolonisinin kurulması hedefleniyordu. Mars One projesi, iki koldan oluşuyordu; kâr amacı gütmeyen Mars One Foundation ve kâr amaçlı Mars One Ventures. Ancak bu girişim geçtiğimiz ay iflas ettiğini açıkladı. Bu girişimin aşamaları ise şu şekildeydi;

  • 2013: Adaylar arasından 100 kişi seçilecek, inşa edilen eğitim alanında eğitim görmeye başlayacaklar
  • 2014: Projenin ilk haberleşme uydusu ve bir keşif aracı Mars’a gönderilecek, yerleşme alanı belirlenecek.
  • 2016: SpaceX’in Dragon kapsülleriyle 2500 kilogramlık dayanıklı yiyecek tedariği Mars’a gönderilecek.
  • 2021: Yine Dragon kapsülleriyle 2 yaşam ünitesi, 2 destek ünitesi, 2 tedarik ünitesi gönderilecek.
  • 2022: SpaceX Falcon Heavy roketiyle 4 kişilik ilk insan grubu Mars’a ulaşacak
  • 2023: İlk koloni Mars’a varacak
  • 2025,: 2. koloni Mars’a varacak
  • 2031: 6 yılda toplam 20 insan kolonisi Mars’a ulaşmış olacak.

Mars One Foundation şu an için operasyonlarına devam ediyor. Tabii kâr amacı bulunmadığı bu vakıf, yatırımın olmadığı bir ortamda çok uzun ömürlü olamayacaktır. Mars One projesinin yetkilileri 2015’te başlattıkları yarışmaya 200.000 başvuru aldıklarını söylemişlerdi. Finalistlerden biri ise bunun tamamen yalan olduğunu ve toplamda yalnızca 2.761 başvurunun alındığını söylemişti. Mars One projesinin iflasını duyurması çoğu insan için çok da şaşırtıcı olmadı denebilir. Projenin ilk günden beri öne sürdüğü hedefler aşırı büyük, bunları yapmak için ortaya koydukları çözümler ise yok denecek kadar belirsizdi. Girişte kısaca bahsettiğimiz Çiftlik Bank, insanların evlerini arabalarını satmasına neden oldu. Mars One ise umudunu daha küçük rakamlara sattı. İşin ilginç tarafı Mars One projesinin mağdurları 200 bini bulurken, Çiftlik Bank sadece Türkiye’de 132 bin kişiyi dolandırmıştı.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jonathanocallaghan/2019/02/11/goodbye-mars-one-the-fake-mission-to-mars-that-fooled-the-world/#1b5fab1c2af5

Continue Reading

Uzay

Hollandalı biyologların buluşu, dünya dışındaki yaşamın keşfi konusunda umut oldu

Published

on

Hollandalı biyologdan dünya dışı yaşam arayışı için önemli buluş. Amsterdam Özgür Üniversite’de doktora öğrencisi olan biyolog Lucas Patty, organik dokunun ışıkta benzersiz bir iz bıraktığını keşfetti. Bilim çevreleri bu buluşu, dünya dışı yaşamın yakın gelecekte keşfi konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Lucas Patty’nin bu hafta sunduğu doktora tezine göre, evde yetiştirilen bir çiçeğe dokunduktan sonra el feneri tutulunca, ışık bir tür tirbuşon haraketi yapıyor. İnsan gözü bu değişimi fark edemiyor ancak Patty’nin geliştirdiği cihaz sayesinde ilk kez bu durum saptanabildi. Hollandalı biyoloğa göre, bu tirbuşon haraketi, yaşamın karmaşası içinde bir düzen oluşturuyor. Birbirinin aynısı olan sağ ve sol elin, aralarında ayna işlevi gördüğünü belirten Patty, tıpkı eller gibi birbirinin aynısı olan moleküller bulunduğunu belirtiyor. Canlı dokuların büyüme sırasında sürekli olarak bir şekil aldığını anlatan Hollandalı biyolog, bu yüzden ışığın karakteristik bir şekilde yansıdığını vurguladı.
Dünya yörüngesine yerleştirilecek teleskop
Lucas Patty’nin geliştirdiği aygıt, şu anda üniversite çatısından ağaçları ölçüyor. Ancak tez danışmanlarından astrobiyolog Inge – Leos ten Kate ve gökbilimci Frans Snik’e göre, bu aygıt sayesinde 20 yıl içinde dev bir teleskop aracılığıyla dünya dışı yaşam gözlenecek. Hollanda’da yayımlanan Volkskrant gazetesine konuşan Frank Snik, “Bunu ölçerseniz, hayatı ölçersiniz” diyor. Snik’e göre, dünya dışı yaşam arayışında böyle bir yöntem henüz uygulanmadı. Hollandalı gökbilimci “Işık spektrumuna baktığınızda, atmosfer dışında oksijen olup olmadığını anlayabilirsiniz” görüşünü dile getiriyor. Astrobiyolog Inge – Leos ten Kate de, geliştirilen yeni tekniğin, dünya dışı yaşamın saptanması konusunda orta ve uzun vadede en umut verici yöntemlerden biri olduğunun altını çiziyor. Tez danışmanları, henüz dünya dışı orman ya da yabancı yosunları algılamak için çok erken olduğu görüşünde. Çünkü günümüzde var olan teleskoplar, dünya dışındaki gezegenlerdeki ışığı ölçemiyor. Aradaki mesafenin çokluğu nedeniyle ışık, yıldızların parlaklığında boğuluyor. Ancak gökbilimci Frans Snik, bu ışığı ölçebilecek hassas teleskopların önümüzdeki 10 yıl içinde bitirilmiş olacağını söylüyor. O zaman, Patty’nin buluşunu daha da geliştirip dünya dışında yaşam izlerini arayabileceklerini vurguluyor. Bilim insanlarının hedefi, Hollandalı biyoloğun buluşunu, 2035 yılında dünyanın yörüngesine oturtulan bir teleskopla denemek. Leiden Üniversitesi’nden astronomi profesörü Ignas Snellen ise, yeni buluşun kendi güneş sistemimiz içindeki araştırmalarda daha yararlı olabileceğini savunuyor. Snellen, Jüpiter’in uydusunda daha fazla inceleme yapmak için bu yöntemi öneriyor. Araştırma ekibi gelecek yıldan itibaren bir uçaktan, 3 yıl içinde de Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ölçüm yapmaya hazırlanıyor. Kaynak: (BBC)

Continue Reading

Uzay

NASA’nın opportunity adlı keşif aracı Mars’ta öldü

Published

on

Opportunity, 2004 yılında Mars yüzeyinde bir yere durdu ve 14 yıl boyunca kraterden kratere dolaştı. Geçtiğimiz Haziran’da gezegeni saran dev bir toz fırtınası, keşif aracının güneş panellerini kapattı ve mühendislerin aylarca tekrar temas kurulması için uğraşmalarına neden oldu.
NASA görevin Çarşamba günü bittiğini bildirdi.  Rekor Kıran : Opportunity, 5,111 Mars günü boyunca sağ kaldı ve Dünya dışındaki tekerli araçlar için bir mesafe rekoru olan 28 mil(45 km) mesafe kat etti.Bir sanatçının Endurance Krateri’nin gerçek resmi üzerine eklediği Opportunity izlenimi.
Toz Ciltli: Opportunity, Mars’ta bulunduğu 14 yıl içinde birçok hava durumu etkisinden zarar görmüştü. Örneğin 2014 yılının başlarında keşif aracını kamufle eden kırmızı tozun çoğu iki ay sonra uçmuştu: Opportunity’nin 5 bininci Mars gününde çekilmiş bir özçekimi aracın neredeyse bir golf arabası kadar olduğunu, güneş ışığında parladığını gösteriyor. Fakat, Haziran 2018’de gelen fırtına, Güneş’i günlerce kararttı ve aracı toz ve çakıl taneleriyle örttü.
Mars’ı Keşfetmek : Opportunity’nin son resimlerinden biri, fırtınadan bir hafta önce onun robotik kolunun Perseverance Vadisi’nde çalışmakta olduğunu gösteriyor. Beş ay sonra Opportunity öldü ve NASA Mars’a başka bir uzay aracı indirdi. InSight keşif aracı Opportunity kadar gezmeyecek, onun yerine hareketsiz kalıp gezegenin iç yapısını inceleyecek.
Çeviri: Buğrahan Duymaz
Kaynak: https://www.nytimes.com/interactive/2019/02/13/science/opportunity-rover-mars-map.html

Continue Reading

Öne Çıkanlar