Depresyonda Olan Birine Söylememeniz Gereken 2 Şey

Depresyon kalıcı bir üzüntü hissine ve ilgi kaybına neden olan bir duygudurum bozukluğudur.

Bir anda neşelenmek kolay bir şey değildir, o yüzden bunu önermeyin.

Önemli Noktalar

  • 2020’de, ABD’de yirmi dört milyon insan depresyondaydı.
  • Arkadaşların ve/veya akrabaların iyi niyetle yaptıkları zarar verici yorumlar, kişinin depresyonunu artırabilir.
  • Depresyonun her zaman bir şey “hakkında” olmadığını anlamak, depresyonda olan biriyle nasıl konuşulacağını öğrenmekte önemli bir adımdır.
  • Depresyonun tamamen kişinin kontrolü altında olmadığını öğrenmek, depresyonda olan bir yakınınıza yardım edebilme açısından önemlidir.

Depresyonun yaygın olduğu bilinen bir gerçektir.

2020’de, ABD’de yaklaşık 21 milyon yetişkinin ve 4.1 milyon ergenin en az bir majör depresyon dönemi (MDD) yaşadığı bilinmektedir (NIMH, 2022) ve bu sayılara depresyonun diğer türleri dahil bile değildir.

Ne yazık ki depresyonda olduğunu bilen insanlardan da birçoğu bu konuyu diğer kişilere açmakta zorluk yaşar. Depresyonda olup bunun farkında olan insanlar “Çevremdeki insanları rahatsız ediyorum” gibi genelleyici düşüncelere kapılarak bu yükü daha da ağırlaştırabilir.

depresyon
Depresyonu olan birçok insan için semptomlar genellikle iş, okul, sosyal aktiviteler veya başkalarıyla ilişkiler gibi günlük aktivitelerde gözle görülür sorunlara neden olacak kadar şiddetlidir.

Depresif insanlar, kendilerine iyi niyetle söylenen ancak sonunda diğer kişilerden uzaklaşmalarına yol açan bu iyi niyetli sözleri de aşağılanma olarak görür çünkü başkalarının onun neler yaşadığını anlamadığına inanır.

Dolayısıyla daha yabancılaşmış hisseder ve bu durum da iyileşmesine yardımcı olmaz.

Depresyonda olan birini tanıyorsanız ya da depresif bireylerle karşılaştığınız bir ortamda çalışıyorsanız ve onlarla nasıl konuşmanız gerektiğine karar veremiyorsanız özellikle kaçınmanız gereken, onlara zarar verebilecek iki ifade var.

Bunların yerine yardımcı olabilecek alternatifler de mevcut.

1. “Neden depresyondasın?”

Popüler kültürde, depresyonda olmanın “bir şey ilgili” olduğuna ve bu ruh halinin istenmeyen bir duruma karşı bir tepki olduğuna dair yanlış bir inanış vardır.

Sorunlu durumlar yaygın depresyonu tetiklese de (özellikle genetik yatkınlığın olduğu durumlarda) aslında depresyon çat kapı gelen rahatsız edici bir akraba gibi olabilir.

Bu, özellikle melankolik depresyon ve bipolar bozuklukların depresif evreleri için geçerlidir.

Kişinin bir olay yüzünden depresyonda olduğu durumlarda bile, sanki durumu anlamaya ve onlar için “bir çerçeve çizmeye” çalıştığınızı göstermek için bu soruyu sormak, dışlayıcı ve küçümseyicidir. Bu, kendilerini bu noktaya getirecek kadar aptal olduklarını söylemek gibidir.

Bir şeyler hakkında nasıl düşündüğümüz, ruh halimizi kesinlikle etkilese de ruh halimizi düzeltmek için düşünce şeklimizi değiştirmek bir tuşa basmaya benzemez.

İnsanlar, doğuştan, stres altındayken yaşadıklarını unutturacak bir sıfırlama düğmesine sahip değildir.

Çocukluklarından gelen sağlıksız bir şema, stresli bir durum karşısında ortaya çıkıp depresif bir dönemi (örneğin “ne yaparsam yapayım başaramayacağım ve bu son beceriksizliğim de yetersizliğimi bir kez daha kanıtlayacak”) veya içten içe biriken amaçsızlık/bir yere ait olamama gibi varoluşsal çatışmaları tetikleyebilir.

Bu örneklerin büyüklüğünü göz önüne alırsak karşımızdaki kişiye “Neden depresyondasın?” sorusunu yönelttiğimizde, hayatını düzene sokmuş birinden bile, yüksek ihtimalle uzun bir cevap alırız. Birinin görünüşte düzenli bir hayatının olması, onun hiç üzülmediği anlamına gelmez.

Alternatif: Neden depresyondasın diye sormak yerine bu durumu kabul eden bir konuşma başlatmayı deneyin. Örneğin “Selam, son zamanlarda çok iyi hissetmediğini biliyorum.

Yardıma ihtiyacın var mı diye sormak istedim.” Bu tarz bir ifade arkadaşça, onaylayıcı ve doğal olarak destekleyicidir.

Ayrıca yaşadıkları durum hakkında soru sormak ve bu durumu anlamak istediğinizi göstermek de onların yardım isteyecek birini arayıp dikkatleri üzerine topladığı için suçlu hissetmeleri yerine siz kendiliğinizden onlara yaklaştığınız için hoş karşılanır.

Şu başlangıç cümlesini kullanabilirsiniz: “Depresyon hakkında fazla bir bilgim yok ancak herkesin öznel bir deneyimi olduğunu biliyorum.

Senin için bu süreç nasıl ilerliyor?

depresyon belirtisi
Kendinizi depresyonda hissediyorsanız, mümkün olan en kısa sürede doktorunuzu veya ruh sağlığı uzmanınızı görmek için randevu alın.

Ve şöyle bir cümle ile cevap verebilirsiniz: “Bunlar sana çok fazla gelmiş olabilir. Şimdi neden sürekli stresliyim dediğini anlayabiliyorum.” Bu sözler kişiye nasıl yardım edebileceğinizi öğrenmenize de yol açabilir. Mesela aşağıda ayrıntıları verilen çözüm odaklı psikoterapi gibi…

  1. “Kendine gel!” veya “Güzel şeyler düşün!”

Yaygın depresyon bozukluğu olan bir bireyin bu cümleleri duymamış olması ve kendi kendine “Hadi ya ben hiç bunu düşünmemiştim” demesi çok olası değil. Eğer “kendine gelmek” kadar kolay olsa bunu yaparlardı.

“Güzel şeyler düşün” demek de tıpkı bunun gibi anlamsız bir tavsiye. Bu sadece negatif düşünceye karşı pozitif düşüncenin bir oyunu olsaydı kimse depresyona girmezdi.

Tabii ki bilişsel terapi depresyonu sürdüren yaygın olumsuz merkezi şemaların revize edilmesine yardım eder fakat bu “sadece güzel şeyler düşünmekten” çok daha komplike bir süreçtir.

Belki de “güzel şeyler düşünmek” durumu daha da çıkmaza sokuyordur çünkü zaten o an depresyonda oldukları için onları mutlu eden şeylere ulaşamıyorlardır.

Dahası negatif düşünce kalıpları, depresyonla ilişkili olsa da aslında nörovejetatif/bilişsel uyuşukluk, ajitasyon, uyku, iştah ve odaklanma sorunları gibi nedenlerden kaynaklandıkları için bu negatif düşünceleri değiştirmeye çalışmak boşa kürek çekmeye benzer.

Örneğin melankolik depresyon tanısı olan bireyler, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) aksındaki rahatsızlıklardan fazlasıyla etkilenir (Parker ve ark., 2010; Juruena ve ark., 2018) yani yukarıdaki semptomlar doğuştan mevcuttur; bu MDD’nin daha “medikal” kısmıyla ilgilidir.

“Güzel şeyler düşünmek” anoreksik kilo kaybı, şiddetli uykusuzluk ve psikomotor ajitasyondan oluşan bir okyanusa bir damla su damlatmaya benzer.

Melankolik özellikteki psikolojik semptomların, negatif düşünme sürecini tetiklemesi ve ne kadar kötü hissedildiği dışında bir şey düşünülmesini engellemesi olasıdır.

Alternatif: “Kendine gel” veya “güzel şeyler düşün” yerine yukarıda bahsedilen “Senin için bu süreç nasıl ilerliyor?” cümlesi gibi yapıcı bir yorum kullanılabilir.

Örneğin “Bunlarla başa çıkma konusunda sana neler yardımcı oldu?”. Çözüm odaklı psikoterapide olduğu gibi kişiye, durumu olduğundan daha kötü hale getirmemek adına, bir şeyler yaptığını fark ettirmek, kişinin güçlü hissetmesine yol açar ve durumu kontrol edebileceğine dair bir resim çizer.

Diğer bir yaklaşım da ona güven vermek ve sizden yardım alabileceğini hissettirmektir.

Bu, depresyonu mucizevi bir şekilde ortadan kaldıracağınızı söyleyerek değil de patronluk taslamadan onun yanında olduğunuzu hatırlatarak yapabileceğiniz bir şeydir.

Birisiyle katartik bir şekilde konuşabilmek depresyonu yok etmez ancak Yarbay David Grossman’ın On Killing adlı kitabında da dediği gibi “paylaşmak acıyı azaltır.”

Bu yaklaşım (özellikle kişi daha önce hiç böyle bir yaklaşımla karşılaşmadıysa) aynı zamanda kişiye depresyonun tedavi edilebilir bir şey olduğunu ve eğer ihtiyacı varsa sizin ona yardımcı olabileceğinizi hatırlatır. Francis Mondimore, MD’nin de (2006) belirttiği gibi bu, “iyileşmenin bir fragmanı” olabilir.

Benzer şekilde, kişi tedaviye başladığında, cesaretlendirici davranmak gerekir.

Depresyon tanısı olan bireyler, genellikle umutsuzluklarından dolayı tedaviyi yarıda bırakmak ister; üstlerindeki gri bulutlar hızlı bir şekilde dağılmadığı için hayal kırıklığına uğrar.

Küçük gelişmeleri öne çıkarmak, en azından bu bulutların daha açık renkte bir griye dönüşmesini sağlar. Bu da bulutların dağıldığının ve “iyileşmenin bir fragmanın” bir göstergesi olduğu için daha cesaretlendiricidir.

Son olarak eğer kişi daha önce depresyon nöbetleri yaşadıysa ona bu dönemlerin geçip gideceğini ve kolaylaşacağını hatırlatın.

Eğer depresyon geçmişine sahip olduğunu ve bu dönemi atlattığını biliyorsanız depresyondan daha önce nasıl çıktığını veya depresyona karşı nasıl dayandığını sorun.

Önceki bahsedilenlere benzer olarak bu da cesaretlendirici bir yaklaşımdır çünkü ona geçmişte nasıl başarılı olduğunu hatırlatır.

Belki daha güçlü bir bünyeye sahipti, başkalarına daha bağlıydı ya da daha fazla egzersiz yapıyordu. Bu sorular, ona yardımcı olabileceğiniz herhangi bir şeyi ortaya çıkarabilir.

depresyon belirtileri
Depresyon herkesi, hatta nispeten ideal koşullarda yaşayan bir kişiyi bile etkileyebilir.

Daha Fazlası İçin

Bu yazı, depresyon tanısı alan bireylere yarardan çok zarar veren birkaç genel cümlenin kullanımını durdurmayı amaçlıyor. Eğer çevrenizde depresyon tanısı alan bir birey varsa depresyon hakkında birden fazla yerden bilgi edinmek yararlı olur.

Psikiyatrist Francis Mondimore’un Depression: The Mood Disease (2006) ve psikolog Deborah Serani’nin Depression and Your Child: A Guide for Parents and Caregivers (2015) kitabı gibi sizi neler bekleyeceğini gösteren, sadece semptom içerikli değil, aynı zamanda tedavinin etkilerini ve yalnızca ihtiyaçları konuşmaktan intihara meyilli depresyon tanısı almış bireylere kadar ilk aşamada nasıl yardım edebileceğinizi bile içeren depresyon tanısı alan kişilerin yakınları için yazılmış birçok kaynak mevcut.

Depresyon tanısı almış bir yakınınızın olması sizin de akıl sağlığınızı etkileyebilir. Bu nedenle ona yardım ederken bu konuda bir terapist ile görüşmeniz sizin için de faydalı olabilir.

Feragatname: Bu yazıda sağlanan materyaller sadece bilgilendirme amaçlıdır; okuyucuların ya da yakınlarının herhangi bir hastalığa karşı tanı, tedavi veya önlem amaçlı kullanmasını amaçlamamaktadır. Bu bilgiler, bireysel tedavi yerine ya da bir uygulayıcı/öğrenci iseniz resmi süpervizyon olarak kullanılmamalıdır.

Çevirmen: Zehra Güzelhan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

adem elmasi nerede

Adem Elması Nedir? Neden Kadınlarda Bulunmaz?

felsefe nedir unlu filozoflar

Felsefe Nedir? En Ünlü 12 Filozof ve Düşünceleri