Bir Dahinin Diyeti : Albert Einstein’ın Keskin Zekasını Neler Besledi ?

Albert Einstein görelilik teorisini ve şimdiye kadar yazılmış olan en ünlü denklem olan E=mc2 ’yi geliştiren fazlasıyla eksantirik bir bilim insanıdır.

Aynı zamanda modern kuantum teorisinin temellerinin atılmasına, bir Nobel Ödülü kazanmasına, buzdolabı, kamera ve bir elektromanyetik pompayı da içeren 50 patentin sahibi olmasına yardımcı oldu. Ayrıca bütün bunları 3 çocuk babası, bir koca ve “dahi” kelimesinin vücut bulmuş haliyken yaptı.

Bir Dahinin Diyeti : Albert Einstein'ın Keskin Zekasını Neler Besledi ?
Bir Dahinin Diyeti : Albert Einstein’ın Keskin Zekasını Neler Besledi ?

Peki ama Albert’in keskin zekasını besleyen neydi? Beynindeki küçük nöronları ateşleyip birbirlerine bu kadar uyumlu halde bağlanmalarına sebep olan neydi? Ne yiyordu? Ve daha da önemlisi biz onun yediklerinin aynısını yediğimizde aynı sonuçları alabilecek miyiz?

Tam tahmin ettiğim gibi! Bunu düşündüğünüzü biliyordum!

Hadi kendimize aptal ve meraklı olmak için bir süre verelim. Sonuçta Einstein’ın kendisi bile “Özel bir yeteneğim yok. Sadece meraklı olmaya tutkuluyum.” demiştir.

O zaman biz de tutkuyla meraklı olalım. Bir süreliğine kendimizi şımartmak adına gerçek bir dehanın hayattaki diğer aşklarıyla beraber ne yediğine bakalım.

“Zekanın gerçek göstergesi bilgi değil hayal gücüdür.”

Einstein’ın Favori Yiyeceği

Sizin için büyük hayal kırıklığı olacak ancak sabahları hepimizin sevdiği gibi dâhinin sevdiği kahvaltı da kızarmış ekmek üzerinde kızarmış veya çırpılmış yumurta. Ancak hiç birimiz bunları Albert Einstein kadar sevmedi, sevmeyecek. Herkesin yaptığı gibi bir tanede durmadı, her sabah iki tanesini silip süpürmekten başka hiçbir şeyi sevmedi.

Sabah yumurtalarına ilaveten, o kadar çok bal yiyordu ki hizmetlilerinin ona kova dolusu aldıkları söylenirdi. Bu durumda acaba keskin zekanın anahtarı tatlılık olabilir mi?

Eğer öyle değilse bile bal söz konusu olduğunda bu teoriyi denemeye dünden hazırım!

Einstein’ın Diğer Favori Yiyecekleri

Einstein’ın yemekten zevk aldığı diğer yiyecek ise yumurta damlası çorbasıydı. Bu yemek düşündüğünüz kadar garip değil aslında, Çin çorbasının tavuk suyu içinde çırpılmış bir yumurtadan ibaret. Bunların yanı sıra somon balığı, mayonez, söğüş et, kuşkonmaz (listede yeşil renkte bir şeyler görmek hepinizin içini rahatlatmıştır eminim), tatlı kestaneli domuz eti ve çilekli bezeyi severdi.

O zaman “Ben kaplan değilim.” sözünü iyi pişmiş bir et yemeği yedikten sonra aşçısına söylemiş olmalı.

Buraya kadar dehaya dair bir ipucu yakalayabildiniz mi? Ben henüz bulamadım.

Einstein’ın en sevdiği meyve çilekti ancak bunun dehanın kaynağı için gerekli olduğunu sanmıyorum zira benim en sevdiğim meyve de çilek. Ve buraya dikkat onun en sevdiği tatlı portakallı kekti. Bu konuda bir yoruma varamıyorum.

Albert Einstein aslında sözüne rağbet edilen, güvenilir ve keşfedilmeyi bekleyen bir adamdı. Ancak ne yazık ki ironik bir şekilde beslenme konusunda ikiyüzlüydü; hiçbir zaman kendi tavsiyesine uymazdı.

“Hiçbir şey insan sağlığına ve dünyadaki yaşamın hayatta kalma şansını vejetaryan beslenmeye geçiş kadar artırmayacak.”

Bu sözü söylemiş olsa da Einstein asla böyle bir diyete katılmamıştır, en azından hayatının çok sonraki zamanlarına kadar…

Belki de yumurtalı çorbaya olan aşkı fazlasıyla karşı konulamazdı.

Albert Einstein’in Hayatındaki Diğer Aşkı

Yemek, aile ve fizik dışında Einstein’ın bir aşkı daha vardı: müzik.

Mozart ve Bach en sevdiği besteciler olmaya devam etti ve hayatının geri kalanında onunla beraber oldular. Ayrıca Lina ismindeki birden fazla kemanla çokta gizli olmayan bir aşk yaşadı. (Lina kemanının takma adıdır.)

Lina’sıyla beraber Cadılar Bayramında serenatlar yaparak şekercileri şaşırtmayı çok istediği ve Noel’de şarkı gruplarına katılacağı dillerde dolaşmıştır.

Böylesine paha biçilemez bir söylentiden sonra piposunu tüttürerek terlikli ayaklarını kaldırdığını ve tüm bu olanların aptallığından zevk aldığını çok net hayal edebiliyorum.

Son Düşünceler

Hayatın bütün güzelliklerinin tadını çıkarırken bir dehanın izlerinden onu takip etmek aslında evrenin uçsuz bucaksız sonsuzluğunu da derinden incelemeyi gerektiriyor. Sabahları çilek, portakallı kek ve yumurta gibi lezzetler. Tabi her zaman için tavsiyesine uyulmaması gerektiğini de öğrenmiştik. Aslında bu durum yumurta çorbasından sonra benim için oldukça iç rahatlatıcı oldu.

Kısacası dahi olmak planlayacağınız bir şey değil. Albert Einstein’ın hepimize aşkla hatırlattığı gibi:

“Gerçekten değerli olan tek şey sezgidir.”

Çeviren: Habibe İrem Er

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sonunda Güneş Sisteminin Neden Devasa Bir Boşluk İçinde Olduğunu Biliyoruz !

Evrende Kaç Tane Gezegen Var ?