Doymuş Yağ Alan Kişiler Kalp Hastalıklarına Daha Kolay Yakalanıyor

Bir yılda dokuz milyon kişinin ölümüne sebep olan kalp hastalıkları dünya çapında en yaygın ölüm sebeplerinden bir tanesi. Ancak bu tür hastalıkların önüne geçilebilir. Egzersiz yapmak, s¡garayı bırakmak ve daha sağlıklı beslenmek gibi yaşam tarzında yapılacak değişiklikler sıklıkla öneriliyor.

Uzmanlar tarafından önerilen bir diyet değişikliği doymuş yağ yerine daha sağlıklı olduğu düşünülen ve özellikle kuruyemiş, sebze yağları ve balıklarda bulunan çoklu doymamış yağları tercih etmek. Fakat son zamanlarda yürüttüğümüz araştırmamız, tükettiğimiz doymuş yağların sadece miktarına odaklanmak yerine, hangi besin kaynağından elde edildiğine de bakmamız gerektiğini vurguluyor.

Sağlığımız, gıdaların içerdiği besinlerin birleşiminden etkilenir. Yeni Afrika/ Shutterstock

Doymuş yağlar üzerine yapılan araştırmalar şimdiye kadar sadece bu tür yağların kalp hastalıklarıyla olan ilişkisine odaklanıyordu. Ancak besinler pek çok çeşitte yapı maddesi barındırır. Bu nedenledir ki sadece doymuş yağların kendisine odaklanmak yerine hangi besinlerin kalp hastalığıyla ilişkili olduğunun araştırılması gerekiyor.

Araştırmamızda Cambridge Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve Avrupa’daki orta yaşlı insanların kalp ve damar sağlığının incelendiği EPIC-CVD isimli çalışmanın sonuçlarından faydalanılmıştır. Çalışmamız, aralarında karşılaştırma yaptığımız araştırma sürecinde kalp hastalığı geçiren 10 529 ve geçirmeyen 16 730 katılımcıyı içermekteydi. Bulgularımızın çalışmaya katılmış tüm katımcıları yansıtması için kişiler EPIC-CVD araştırmasından rastgele seçildi.

Kalp hastalığıyla ilişkili olabilecek pek çok etkeni göz önünde bulundurduk. Bu etkenlerden bazıları kişilerin yaşı, c¡nsiyeti, fiziksel aktivite seviyesi, aIkol ya da s¡gara kullanım durumları ve kilolu ya da obez olup olmadıklarıydı. Bu durum, bulgularımızın yağ tüketimi ve kalp hastalıklarının farklı etkenlerle de açıklanabildiğini gösterme ihtimalini en aza indirdi.

Doymuş yağ tüketim miktarıyla kalp hastalığı oluşma riski arasında hiçbir bağ bulamadık. Ancak bu durum doymuş yağların bilindik kaynaklarına baktığımızda oldukça farklıydı.

Bulgularımıza göre tereyağı ve kırmızı et yoluyla doymuş yağ alan kişiler kalp hastalıklarına daha kolay yakalanıyor. Bu durumun zıttı olarak peynir, yoğurt ve balık kaynaklı doymuş yağ yiyen kişilerde ise kalp hastalıkları daha az görülüyor. Sonuçlar, besinler ve kalp hastalığı arasında bir ilişki olduğunu açıklayan araştırmalarla paralellik gösteriyor. Bu durumdan çıkardıklarımız gösteriyor ki doymuş yağ ve kalp rahatsızlıkları arasındaki ilişki tüketilen yiyeceğe bağlı.

Kırmızı et ve tereyağı daha büyük bir riskle ilişkiliydi. Natalia Lisovskaya/ Shutterstock

Araştırmamızla ilgili dikkat edilmesi gereken bir nokta şu ki, sadece diyet ve sağlık arasındaki ilişkileri gözlemlemeye dayanmasıdır. Bu durumdan dolayı, nedenleri ve sonuçları kanıtlayamaz. Fakat, katılımcıların uzun yıllar boyunca takip edecekleri belirli bir diyetin rastgele seçildiği bir kontrollü araştırma yürütmek de muhtemelen pratik olmayacaktı, ki birçok katılımcı çalışma boyunca belirli bir diyete bağlı kalmak istemeyebilir.

Bir Besinden Daha Fazlası

Besinler barındıkları gıda maddelerinin toplamından daha fazlasıdır. Bir araya geldiklerinde hastalıklara sebep olabilecek ya da hastalıkları engelleyebilecek pek çok çeşitte yapı maddesi, vitamin, mineral ve özelliklere sahiptirler.

Örneğin,peynir ve yoğurtta doymuş yağların yanında K2 ve probiyotik gibi yapı maddeleri de bulunur. Bu besin maddelerinin her biri pek çok yönden kan şekerini ya da kolesterol seviyesini değiştirmelerinden dolayı kalp hastalıkları riskini etkileyebilir.

Önceki çalışmalar ayrıca gösteriyor ki kalp hastalıkları söz konusu olduğunda farklı doymuş yağların taşıdığı risk oranı da değişiklik gösterebiliyor. Örneğin, doymuş yağların bi türü olan palmitik asit peynir ve yoğurda göre kırmızı ette daha bol miktarda bulunuyor ve araştırmalar gösteriyor ki bu yağ türü kalp hastalıklarıyla ilgili önemli risk faktörlerinden biri olan kolesterol üzerinde zararlı etkilere sahip olabiliyor.

Öte yandan, bir başka tür olan ve süt ürünlerinde bulunan pentadekanoik asit kalp hastalıklarında az riske sahiptir. Bu bize gösteriyor ki, sağlığımız yediğimiz besinlerde bulunan vitamin ve mineral gibi biyoetken bileşenlerle yapı maddelerinin kombinasyonundan etkileniyor. Bu nedenle tükettiğimiz yiyeceklerin içerdiği besin kaynaklarını dikkate almamız önem arz ediyor.

Kalp hastalıklarından korunmak fiziksel olarak aktif olmak, s¡gara içmemek ve sağlıklı beslenmek gibi pek çok etkenle ilişkili bir durum. Fakat araştırmamızın ortaya koyduğu üzere doymuş yağ tüketimini azaltmak riski de azaltmıyor. Aksine, kalp hastalıklarına sebep olacak doymuş yağ türlerini barındıran kırmızı et ve tereyağı gibi besinlerin tüketiminin azaltılmasına da odaklanılması gerekiyor.

Rabia ÇELİK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bal Gerçekten Soğuk Algınlığını Tedavi Etmeye Yardımcı Olabilir Mi?

Salgın Sonrası Hayat Ne Zaman Normale Dönecek?