Dünya’da “Altıncı Kitlesel Yok Oluş” Beklenenden Daha Hızlı Yaşanıyor

Araştırmacılar, şu anda Dünya’da devam etmekte olan kitlesel yok oluşun gerçekten hızlandığını belirtiyorlar.

Kritik tehlike altındaki kara gergedanlar.

Eskiden olduğu kadar kalabalık değiliz, nesil tükeniyor. Geçen yüzyılda yüzlerce benzeri olmayan değerli hayvan türü nesli sonsuza kadar yok oldu. Bilim insanları, kitlesel bir yok oluşun böyle göründüğünden bahsediyorlar fakat bunun en kötü kısım bile olmadığını söylüyorlar.

Araştırmacılar, şu anda Dünya’da devam etmekte olan kitlesel yok oluşun gerçekten hızlandığını belirtiyorlar. Ayrıca  20. yüzyılda görülen omurgalı nesillerinin büyük miktarının tükendiğini söylüyorlar. Bunun tekrarı halinde yüzlerce türün kaybolması sadece on yıl gibi bir zaman alabileceğinin de altını çiziyorlar.

İlginizi çekebilir: İnsan Faaliyeti Milyarlarca Yıllık Evrim Tarihini Tehdit Ediyor!

Dünya’da “Altıncı Kitlesel Yok Oluş” Beklenenden Daha Hızlı Yaşanıyor

Her domino taşı düştükçe, birbirlerine yakın  türler için zincirleme etkileri her zamankinden daha riskli hale gelir. İstikrarsız ekosistemler ve zayıflamış gıda ağları, insanlar da dahil olmak üzere herhangi bir tür için hayatta kalmayı daha az güvence altına alır.

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nden ekolog GerardoCeballos,

“Gelecek yirmi yıldaki mevcut yok olma kriziyle başa çıkmak için ne yapacağız, ve bu durum  milyonlarca türün kaderini belirleyecek” şeklinde açıklıyor.

İlginizi çekebilir: Nesli Tükenen hayvanlar hangileridir? Nesli Tükenmiş Hayvanların Listesi

Beş yıl önce, Ceballos, türlerin yok olma oranları ile bugün gördüğümüz ölümlerin akıbeti arasındaki büyük tutarsızlığı ortaya çıkarmak için ölçülü tahminler kullanan bir çalışmaya öncülük etti.

Ortalama omurgalı türlerinin neslinin tükenme oranının (her 100 yılda bir 10.000 tür başına iki memelinin tükenmesi), son yüzyılda 100 kat daha fazla olan bugünkü nesli tükenme oranından, önemli ölçüde daha düşük olduğunu tespit etti.

Bu, ekip etkili bir şekilde insanlık tarihinde eşi görülmemiş son yok olma seviyelerinin Dünya tarihinde oldukça sıra dışı olduğuna dair “tartışılmaz” kanıtlar nedeniyle şu anda kitlesel bir yok olma olgusunun  ortaya çıktığını gösterdi.

İlginizi çekebilir: Soyu Tükendiğine İnanıldıktan Sonra Yeniden Keşfedilen 10 Hayvan

ScienceMag, 2015 gazetesinde yazdığı gibi,

“Modern yok olma oranlarının son derece yüksek olduğu, oranların artmakta olduğunu ve Dünya’nın 4,5 milyar yıllık tarihinde türünün altıda biri gibi devam eden kitlesel bir yok oluş olduğunu ileri sürdükleri sonucuna varabiliriz.”

Şimdi, Ceballos ve ortak çalışanları başka bir çalışmaya geri döndüler ve yeni görüşleri artık iyimser yönde değil.

Kitlesel yok oluş tahmin ettiğimizden daha erken gerçekleşiyor

Bu kez araştırmacılar, gelecekte nesli tükenme oranlarının muhtemelen bu noktaya kadar hafife alındığını, ileride keskin bir artış göstereceğine tanık olduğumuz omurgalı nesli tükenme oranlarının hızla arttığını söylüyor.

Çalışmada, ekip IUCN Tehdit Altındaki Türler ve Kuş Yaşamı Uluslararası Kırmızı Listesinden elde edilen verileri, yok olma eşiğinde olduğu düşünülen, coğrafi alanlarının çoğunu kaybeden ve şu anda dünya çapında 1000’den az yaşayan bireyden oluşuyor.

Araştırmacılara göre, değerlendirilen karasal omurgalı türlerinin yüzde 1,7’si , toplamda 515 tür  bu açıklamaya uygundur, yaklaşık yarısı 250’den az hayatta kalanlardır.

İlginizi çekebilir: Birkaç Yıl İçinde Soyu Tükenebilecek 10 Hayvan

1000 ve 5000 bireyler arasında değişen popülasyonlara ilaveten 388 tür biraz daha iyidir. Ancak bozulmuş gıda zincirlerinin, ormansızlaşmanın, kirliliğin veya diğer sayısız insan baskıları nedeniyle istikrarsızlaşmış ekosistemlerin aynı coğrafi tehditlere maruz kalmaları muhtemel olduğundan ekip bu hayvanların yüzde 84’ünün yok olma eşiğinde olan 515 türüyle aynı çevrede hayatını devam ettirdiğini söylemektedir.

Araştırmacılar, yakın ekolojik etkileşimleri bulunan türler yok olduklarında artık yok olmaya doğru hareket ettirme eğilimine yönelmiş olduklarından bahsederler. Yani kısacası yok olma, yok olmaları doğurur. Şeklinde açıklamada bulunmuşlardır.

Ekosistemlerdeki türlerinin kaybıyla tetiklenen bu yok olma basamaklarında ekolojide iyi bilinen bir olguydu. Ve birçok hayvan türü yok olma eşiğinde olduğu için kitlesel yok olma tahmin ettiğimizden daha erken gerçekleşiyor. Çünkü hayvan popülasyonları bu kadar aşırı baskılara maruz kaldığında , yok olma süresi uzun sürmez.

Kritik tehlike altındaki kara gergedanlar.

77 memeli ve kuş türü popülasyonunun yaklaşık yüzde 94’ü geçen yüzyılda yok oldu.

“Eşikteki tüm türlerin benzer eğilimleri olduğu varsayılarak, bu türlerin 237.000’den fazla nüfusu 1900’den beri yok oldu.”

515 tür sadece araştırmacıların spekülatif olarak tahminleri gibi on yıl daha sürerse, o zaman 1900’den beri soyu tükenmiş olduğu bilinen 543 omurgalı türle birleştirildiğinde, yok olma oranları arka plan oranından 117 kat daha yüksek olacaktır. Beş yıl önce araştırmacıların kendi tahminleri, bu sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiğini daha önce hafife aldığımızı düşündürüyor.

Araştırmacılar, bunu yavaşlatmak için çok geç kalınmadığını eğer biyosfer üzerindeki insan baskılarını hafifletmek için harekete geçersek, yabani türlerin ticaretine geniş yasaklar uygulamak, ormansızlaşmayı yavaşlatmak ve 5.000’den az olan tüm hayvan popülasyonlarını kritik tehlike altında olarak tanımak olabilir.

Ne yaparsak yapalım, bunun sadece burada bahsettiğimiz diğer hayvanların kaderi olmadığını bilmeliyiz.

Stanford Üniversitesi’nden biyolog Paul Ehrlich,

“İnsanoğlu diğer canlıların popülasyonlarını ve türlerini yok ettiğinde, kendi oturduğu dalı kesmiş olup yaşam destek sistemimizin çalışan parçalarını yerle bir etmiş olur.” diye bahsediyor.

Buna ek olarak:

“Nesli tükenmekte olan türlerin korunması, hükümetler ve kurumlar için, bağlı olduğu iklim bozulmasına eşit olarak ulusal ve küresel bir  duruma yükseltilmelidir.”

Bu kısımda diğer bilim adamları, muhtemelen canlıların karşılaştığı en acil çevre sorunu olduğunu söylediği bu durumu,hafifletmenin mümkün olduğunu kabul ediyorlar. Ancak sadece başka bir yöne bakmak yerine sistemdebir düzenlemeye öncelik verilmeli.

İlginizi çekebilir: Homo Sapiens Soyu Ne Zaman Tükenecek?

Avustralya, Tazmanya Üniversitesi’nden ekolog Chris Johnson,

“Bütün bunların trajedisi, türlerin neslinin tükenmesini önleyecek bilgiye sahip olduğumuz ve bunu küresel bağlamda değersiz hale getirdiğidir” diyor. Ancak bu göreve toplum ve hükümetler tarafından yeterli öncelik verilmiyor.

BEYDA  GÜLAL

‘Plastik Okyanuslar’ Hakkında Ne Kadar Bilgilisin?

Astronomlar Işık Hızına Yakın Astrofiziksel Püskürtme Yapan Bir Kara Delik Keşfetti