in

Voyager 2 Güneş Sistemimizden Ayrıldı. Şimdi Uzaya Yelken Açıyor

Voyager 2 Güneş Sistemimizden Ayrıldı

Voyager 2 Güneş Sistemimizden Ayrıldı. Şimdi Uzaya Yelken Açıyor

Voyager 2 Güneş Sisteminden ayrıldı. Verileri dikkatli bir şekilde analiz ettikten sonra bilim insanları bunu doğruladılar. Voyager1 gibi küçük uzay aracı artık heliosferin[1] ötesinde ve yıldızlararası alanın bilinmeyen enginliklere doğru ilerliyor.

Bugün Nature Astronomy’de beş ayrı makale yayınlamış olan bilim insanları 5 Kasım 2018’de uzaya yollanan Voyager2’nin Güneş’ten 119 astronomik birim (17,8 milyar kilometre) uzaklıkta yıldızlararası alana geçtiğini doğruladılar.

Voyager 2 Güneş Sistemimizden Ayrıldı. Şimdi Uzaya Yelken Açıyor

Bu proje iki Voyager uzay aracı ile 1977’de Güneş Sistemi dışını baştan aşağı incelemek için başlatıldı. İlk önce Voyager2 piyasaya sürüldü. 2 hafta sonra piyasaya sürülen Voyager1 ise Güneş Sistemi üzerinde daha kısa bir yörüngede bulunuyordu.

Ek olarak, Voyager2, 1989 yılında Neptün uçağı(flyby[2]) tarafından yavaşlatıldı, buna karşın Voyager1 planlandığı gibi ilerledi. Bu 1989 uçuşundan sonra iki uzay aracı da birincil hedeflerini tamamlamıştı, ancak henüz iş bitmiş değildi.

Bunun üzerine Caltech’teki astronom Ed Stone şunları açıkladı: “Artık Voyager uzay araçlarının görevi Yıldızlararası araştırma haline geldi.”

Bu uzay araçlarının yıldızlararası uzaya ulaşmasının ne kadar süreceğini kimse bilmiyordu. Süpersonik bir iyonize plazma rüzgârı ile Güneş, Güneş Sistemi çevresinde bir boşluk kabarcığı oluşturur.

Bu kabarcığa heliosfer denir. Heliosfer uzayda güneş ışığı hâkimiyetindeki Güneş Sistemi’nde yüklü parçacıkların kabardığı bir tür Güneş rüzgârı ile yıldızlararası ortam içine şişen bölgedir.

Voyager1, 25 Ağustos 2012 tarihinde 121,6 astronomik birim (18.1 milyar kilometre) mesafedeki heliosferi resmi olarak geçti.

Uzay aracı tarihsel geçişini yaptığında araştırmacılar bu gerçeği ancak sekiz ay sonra yıldızlararası plazma yoğunluğunun çıkabileceği elektron plazma salınımları ile doğrulayabildiler.

Voyager2’nin Voyager1’de olduğu gibi ne zaman aynı şeyi tekrarlayacağını bilmiyorduk ama geçen yıl ekim ayında kozmik radyasyonda, Voyager1’in 2012 ’de yaşadığı gibi bir artış görmeye başlandı.

Tüm sistemler kullanıldı ve herkes görev başında elinden geldiğince tüm verileri kullanmaya çalışıyordu.

Bu sefer, plazma yoğunluğu tespiti doğrudan yapıldı. Ve ilginç bir şekilde, Voyager2’nin beş ekipmanının da gösterdiği şey, daha güçlü bir manyetik alana sahip daha yumuşak, daha ince bir heliosferi gösteriyordu. Plazma gözlemlerine göre Voyager2 uzay aracı heliosferi bir günden daha kısa bir sürede geçti.

Voyager2 ‘nin kozmik ışın cihazı, Voyager1’in yapmadığı bir şey de tespit etti.

Heliosfer ve yıldızlararası boşluk arasındaki katmanda iki rüzgarın etkileşime girmesi.

Voyager1, galaktik kozmik ışınlarla heliosferi istila eden yıldızlararası manyetik alanla karşılaştı; Voyager2 ise heliosfer etrafına sarılmış yıldızlararası manyetik alanı ve bunun boyunca akan Güneş Sisteminin içinden kozmik ışınları buldu.

Bu, heliosferin tek, pürüzsüz bir temas sınırı olmadığını; çok daha karmaşık ve dinamik olduğunu gösterir.

Voyager 2 Güneş Sistemimizden Ayrıldı. Şimdi Uzaya Yelken Açıyor

İki uzay aracının sonuçları arasındaki farkların nedenleri tam olarak belli değil, ancak bir takım olası açıklamalar var. Bunlardan biri zamanlamaya bağlı olabileceği şeklindedir.

Ayrıca bilmediğimiz bir sürü şey daha var. Heliosfer, küçük bir kuyruklu yıldız saçına[3] benzer vetüm Güneş Sistemi galaktik merkezin etrafında dönerken adeta bir burnu ve kuyruğu vardır. Her iki uzay aracı da burundan geçti, bu yüzden hala kuyruğun nasıl göründüğünü bilmiyoruz.

Sonuç olarak heliosfer Güneş’in etkisinin oluşturduğu bir çeperden başka bir şey değildir. Yıldızımızın kütleçekimsel etkisi iseOort Bulutu boyunca 100.000 astronomik birime (15 trilyon kilometre) kadar uzanan çok daha büyük.

Maalesef, Voyager uzay araçlarının o mesafeyi kat edebilecek kadar dayanıklı olması pek de mümkün değil.

[1]Heliosferuzayda güneş ışığı hakimiyetindeki Güneş Sistemi’nde yüklü parçacıkların kabardığı bir tür Güneş rüzgarı ile yıldızlararası ortam içine şişen bölgedir.

[2]Flyby, gök cisimlerine gitmek üzere belirli bir rota izleyen uzay aracıdır.

[3]Kuyruklu yıldız saçı,kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gaz yuvarıdır.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Voyager 2, Yıldızlarası Bölgeye Ulaştı

Voyager 2, Güneş Sistemi’ni terk ediyor

NASA, Yeni Gezegen Misyonlarını Seçti. İşte En Heyecan Verici Olanlar

Uzaya gönderilen bazı araçların özellikleri

Editör / Yazar: Muhammed Ragıb ÇALIK

Kaynak: https://www.sciencealert.com/voyager-2-is-officially-out-of-the-solar-system-and-sailing-through-interstellar-space

Muhammed Ragıb ÇALIK

Yazar Muhammed Ragıb ÇALIK

1997 yılı Sakarya doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Şu anda stajyer avukatlık yapmaktayım. Arkeoloji ve uzay başta olmak üzere teknoloji, bilim, evrim konulu yazıları büyük bir heves ve ilgiyle takip ederim.

Makaleye Oy Ver!

2 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...…

0

Yorumlar

0 yorumlar

Yeni İşinizin İlk Ayında Yapmanız Gereken 10 Şey!

evrenin şekli

Yeni Bir Araştırmadan Çarpıcı İddia: Evren Düz Değil Kapalı Bir Küre